Burası Hindistan !

 

Hindistan  her  gezginin rüyası derler. Aslında benim rüyam filan değildi  fakat bir şekilde yolum düştü desem yalan olmaz  .Yıllardır Nepal e gitme planı yapardım .Madem  dünya kadar  uçak parası veriyorum o zaman  vakti uzun tutup Hindistan gezisi de yaparım  , diye düşündüm   . Her gezi öncesi olduğu gibi araştırmalara başladım .Sözkonusu ülke Hindistan olunca  o kadar çok şaşırtıcı notlar  aldım ki  oraya gidince karşılaşacağım her şeye kendimi  hazır sanıyordum . Taaa ki kendimi   Yeni Delhi de buluna kadar .İlk dakika söylediğimiz cümle burası Hindistan oldu 🙂

Acaba neler olacak ?

Havalimanına vardığımızda ilk işimiz turist danışma masasına gidip harita ve bilgi edinmek oldu. Fakat kızcağız otelimizin  yerini    – ki turistlerin en yoğun konakladığı PaharGanj bölgesinde idi –   bulamayınca daha fazla soru  sormaya gerek duymadık. Alandan ya bir taksiye atlayacak  ya da belli bir yere kadar metro ile gidecektik.Ordan da ya yürüyerek olmadı bir araca bu rikşa olur , taksi olur binecektik , bunu biliyorduk  .. Netice de metro ile gitmek daha ekonomik ve hızlı düşünmeye gerek bile yok deyip yöneldik.  Metroya gitmek için alandan çıkmanız ve alt kata inmeniz gerekiyor . Hindistan ile ilgili ilk izlenim burda başlıyor  şöyle ki ;  sabah 5 ve  korkunç bir sıcak yüzünüze yapışıyor .

Koku da var ama ne kokusu anlamak mümkün değil . Öyle çok kötü bir koku değil ama biraz da  rahatsız ediciydi . Aynı bunaltıcı sıcak hava yeraltında daha da artmış ,biz buram buram ter dökmeye daha ordan başlamıştık ,Hintli dostlarla  beklemeye başladık. Metroya bindiğimizde ise bütün yolculara nasıl garip geldiysek artık bizi dikkatle incelemeye başladılar .Fakat bu öyle pis bir bakış değil sadece merak ediyorum sizi bakışıydı .  ( İlerideki günlerde buna da alışacaktık )  Metrodan indiğimizde ise Delhi de henüz gün aydınlanmamıştı ama öylesine kalabalıktı ki gün ortası zannedersiniz

Kalabalık ise sadece insanlardan değil rikşa ve taksilerden oluşuyordu.  Hemen etrafımızı saran bir tanesi ile pazarlık yaptık . Bir an önce binmekten başka bir düşüncemiz olmadığından fazla da üstelemeyip atladık .Bizde bir keyif  bir keyif  , netice de ilk rikşa yolcuğumuz mis gibi esiyor , etrafı izliyoruz heyecanlıyız yuppi Hindistandayız biz diye diye gülüşüyoruz .  Böyle hali ruhiyede  ilerlerken bir yandan da sağlı  sollu yerde yatan insanlar .Caddenin ortasında duran inekler , daha önce hiç görmediğimiz çöp yığınları  şaşkınız  . ,,

Bir an da durduk veee

Trafiğin bariyerlerle kapalı olduğunu gördük . Şoför hay aksi dedi , polis yolu kapatmış . Bir hamle ile başka tarafa yönlendi , ilerlemeye devam etti. Bİz  neşemizden hiç  birşey kaybetmemiş   etrafa bakınırken bu kez önümüze çıkan bir polis  tarafından  durdurulduk .Bize nereli olduğumuzu , rikşa ya nerden bindiğimizi , hangi otele gideceğimizi sordu . Cevapladık doğal olarak o ise sürücüye dönerek  “sen festival olduğunu bilmiyor musun niye aldın müşteriyi ”  diye bir güzel fırçaladı .Bize dönerek ” bunlar böyle işte naparsın başedemiyoruz ”  gibi laflar etti ve durumu anlatmaya başladı. Meğer şehirde festival varmış .Bizim otelin olduğu bölge çok yoğunmuş , festival yüzünden ülkenin her yanından insanlar gelirmiş  , gelenlerde tehlikeli tiplermiş .Hem biz o oteli nerden bulmuşuz orası barların , kötü mekanların , gece gündüz uyuşturucu içenlerin muhitiymiş. Kadın başımıza hele nasıl kalırmışız  .

Fakat adam “siz merak etmeyin  ben sürücüye tarif edeceğim. Sizi  yakın turist information ofisine götürecek ve  onlar düzgün bir otel bulacaklar” diye devam etti.  Biz  acıdı herhalde dedik , aman biz görseniz  bir ince teşekkür etmeler , bir tuttuğun altın olsun demeler filan yola devam ettik

Dedikleri ofise geldik.

Sabahın körü ofis açık , festival zamanı herhalde o yüzden hizmet veriyorlar diyoruz . İçeri girdik ohh adamın adı yazıyor masada Selman … bilmem ne . Duvarda kabe resmi de var korku yerini ahanda müslümana denk geldik sevincine bıraktı. Adam aynı şeyleri tekrarladı , rezervasyonu iptal edelim başka otel bakalım dedi . İptali ancak siz yapabilirsiniz .Ama internet çok ağır çalışıyor booking com a bağlanamıyoruz .En iyisi telefon edelim dedi .Oteli aradı bana uzattı telefonu ben de konuştum gelmekten vazgeçtik dedim , ikna etmeye çalıştı karşı taraf  ben ısrarla hayır dedim .

Ordan çıktık yeni otele gittik , odalara baktık ama rezalet pis ,  fiyat bizim ilk otelden yüksek . Resepsiyondaki çocukla pazarlık  başladı .Bir yandan bir yandan rikşacı sizin yüzünüzden bir dünya yol gittim 200 rupi olmaz der para istiyor .Çantalarınızı odaya çıkaralım mı diyen kılıksız üç beş kişi tepemizde dikiliyor.Tavanda dönerken gıcık bir ses çıkaran pervaneeee ve  tam o anda kitapta okuduğum bir cümle geldi .  ” size oteliniz taşındı , yandı deyip  başka yere götürmek isteyenlere sakın inanmayın  ”  .Arkadaşlara döndüm eyvah dedim tongaya düştük , geçmiş olsun . Otel görevlisi çocuk fiyatta indirim yapsa yine dert değil kalacaktık aslında   ama  “yapmam mümkün değil ben çalışanım ”  dedi.    “hem pis hem pahalısınız, senin annen olacak yaştayız .Bilmediğimiz bir memlekete geldik ve görünen o ki bir tezgahın içindeyiz .Durumu anladık  elini vicdanına koy  bize  bir taksi çağır otelimize götürsün “dedik .

Tamam dedi ve o dakikadan sonra Hindistan bize hep güzel insanları sundu .Başımıza hiç kötü bir olay gelmedi .Kötü bir söz , bakış ,  davranış şöyle dursun hep iyi ve güzel insanlarla tanıştık .Aslında bu da kötü bir olay sayılmazdı ve iyi ki ilk dakika da yaşandı . Ondan sonra daha temkinli olduk , çabuk karar vermemeye özen gösterdik .Şimdi o sabah yaşadıklarımız  anlatılacak  anıların arasında yerini aldı .

Sonuçta yorgunluk bir yandan , diğer yandan karmaşık sokaklar , korna sesleri ,  toz toprak  arasında otelimize vardık .Otel görevlilerine durumu izah ettik onlar mahçup, biz halen şaşkındık .Beraber  gülüştük . İşte o an daha sonraları şaşırmayı bırakıp sürekli   ” Burası Hindistan ! “ dedik.

Günler geçtikçe aynı cümleyi birbirimize söyledik .Öyle anlar oldu ki sabrın sınırları zorlandı , dayanma gücümüz tükendi .Şaşkınlıktan dilimiz tutuldu konuşamadık , korkudan yürüyemedik .Belirsizlikler içinde kaldık  ama hep telaş yok ,  korkma , sakin ol  ,   garipseme  ,  küçümseme  ,  alay etme  ,  acıma  ,  tiksinme .

Çünkü    ” burası Hindistan ”  dedik .

 

img_8569
yattıkalrı yer onların evi , evet sokak
img_8829
pis derkeeennnn
img_8567
sabahları hava kirliliği had safhada

 

Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

3 Comments

  1. “Burası Hindistan” izlenimlerini paylaştığın için teşekkürler Şükran’cım. Seni izlemeye devam edeceğim ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir