Şafşavan Fas’ın mavi boncuğu

Şafşavan-
Chefchaouen

Şafşavan Fas’ın mavi boncuğu, ben ona öyle bir isim taktım. Fakat bu mavi boncuk Şafşavan’ın iki sıkıntısı var. Biri adının nasıl telefuz edilmesi gerektiği, diğeri ise neden mavi olduğu.

Aslında herkes doğru söylediğini sandığı için sıkıntı büyüyor.

Chefchaouen diye yazılıyor da ben bunu bakarak yazdım, imkanı yok bir kere de yazamıyorum. Söylemesine gelince Şafşavan, Şeşaven, Şefşaun ve yerlilerin dediği gibi ise Şaven ! Şaven bana daha kolay geldi. Bu paylaşımda kendisinden Şafşavan olarak bahsedeceğim. Peki yazıda neler bulabileceksiniz?

  • Şafşavan’a nasıl gidilir
  • Şafşavan’da ne yeme içme
  • Şafşavan’da konaklama
  • Şafşavan’da görülecek yerler
  • Veee Şafşavan neden mavi

Şafşavan’a nasıl gidilir?

Şafşavan-sokaklarında-
Chefchaouen

Fas’ta şehirler arası ulaşımda otobüsün yanısıra tren de rahatlığı açısından çok tercih ediliyor. Ancak Şafşavan’a tren gitmiyor. Bu yüzden her nerde iseniz ister Fez olsun, ister Marakeş, Casablanca, Tanca, Rabat hiç farketmez hepsinden çok rahat bir şekilde otobüsle ulaşılabilir. Her blogta okuduğum Fas’ın meşhur, sanırım da diğerlerine göre lüks olan otobüs firması CTM’yi ben hiç kullanmadım. Aramaya yeltenmedim bile çünkü zaten her gittiğim şehrin ana terminalinde firmanın adına hiç bakmadan otobüslere bindim. Hiç pişman olduğum bir yolculuk yapmadım. Kısacası demem o dur ki; o firma bu firma gözetmeksin binebilirsiniz. Hatta diğerlerinden daha ucuz olduğunu da söyleyeyim. Valizi bagaja koymak için ekstra para aldıklarını okumuştum. Bir kez istediler onda da ne parası dedim, adam tırstı resmen. Dolayısıyla biraz hakkınızı da savunmalısınız.

Şafşavan-
Chefchaouen

Ben Şafşavan’a Meknes üzerinden gittim. Fez sonrası Meknes’e gitmiştik. Orayı gezdikten sonra otobüs terminalinden ilk hareket edene bindik. Bilet 50 drh idi. Şafşavan’a yakın bir ana yolda indirdi ve benim gibi Şafşavan’a gidecek diğer yolcularla ortak taksi dedikleri sistem ile 11 drh daha ödeyerek mavi şehre ulaştım.

Taksicilerin “gel abla gel, Şaven! Şaven! ” deyişinden hiçbir şey anlaşılmadığından sürekli Blue City ye gider mi, diye hep teyit aldım.Çünkü masmavi bir şehre gidiyoruz ve ortam kupkuru dağlık arazi. Neyse ki her defasında araçtaki diğer yolcular sakin olun Şafşavan’a gidiyor, dedi. Zaten Fas’ta herkes çok yardım sever belirtmeden edemeyeceğim.

Şafşavan neden mavi ?

Diğer sorun ise Şafşavan’ın neden mavi olduğu ile ilgili.

Bir sürü rivayet var, ben içlerinde “zararlı hayvanları uzaklaştırmak için maviye boyanmış” olan seçeneği kendimce doğru olarak seçtim. Bana daha mantıklı geldi. Hatta kapıları, pencereleri haşerelere karşı maviye boyayan o kadar çok yerde bulundum ki. İlk aklıma gelen Hasankeyf’teki köy mesela. Yunan adalarından, Bodrum’a, Trakya köy evlerine kadar hep maviye boyanır.

Şafşavan-da

Diğer rivayet ise Yahudilere kadar gidiyor. Yahudiler için mavi rengin kutsal var sayılmasından ötürü ilk yerlileri bu renge boyamışlar deniyor. Fakat benim aklıma takılan öyle olsa İspanya’dan kaçan Yahudiler iki dağ arasında gelip yerleşmişse ne diye kilometrelerce uzaktan görülen mavi renge boyasınlar ki?

Şimdi size bu konu ile ilgili öğrendiğim gerçeği yazıyorum dikkat! Şehir bundan yıllar yıllar yıllar öncesine kadar bembeyazmış. Daha sonraları önce kapı, pencere pervazlarından başlanarak mavi renk ile tanışmışlar. O zaman azıcık şehrin tarihine bakmak gerekir. Buyrunuz aşağıda…

Şafşavan’ın tarihi

Şafşavan-sokakları

Tanca’ya 120 km uzaklıkta Rif dağları’nda yer alan Şafşavan Cebeli tarikatı Mevlay Reşat tarafından kurulmuş. Hatta şeyhin yakınlardaki türbesi yüzyıllardan beri kutsal bir ziyaret yeri. Hıristiyanların fethinin ardından İspanya’dan kaçan Müslümanlara ve Yahudilere de sığınak olan Şafşavan, uzak ve dağlık bir bölge. Bunun etkisiyle uzun süre Avrupa’ya kapalı, özerk bir bölge olarak kalmış. 1920’de İspanyollar gelene kadar, kente yalnızca kimliklerini gizleyen iki Avrupalının girebildiği biliniyormuş.

şafşavan-sokakları

Buraya ilk gelenler burada kökeni Ortaçağ’a uzanan bir Kastilya dili konuşan Yahudi topluluğunun varlığını da keşfetmişler. Muhtemelen işte bu Yahudiler İspanya’dan kaçan Yahudi mültecilerin soyundan gelenler olabilir.

Magribi Endülüs’ün 500 yıllık mirası olan Şafşavan başlarda bembeyaz evlere sahipmiş. Daha sonraları önce kapı ve pencere pervazlarını maviye boyanmaya başlanmış. Muhtemelen işte kapı ve pencereden zararlı hayvanların mavi renge duyarlı olması nedeniyle başladı. Baktılar ki bu renk aynı zamanda onlar için kutsal olan mavi renk bütün duvarları boyamaya başlamış da olabilirler. Şimdilerde yollar bile mavi, evlerin kapılarındaki tabelalar bile mavi, demir parmaklıklar mavi, su depoları mavi, çanak antenler mavi…

Şafşavan-
Chefchaouen

Giderek daha fazla turisti kendine çekse de, Rif dağlarının eteklerine kurulmuş bu şehri biraz da Batıyla tanıştıran modacı Armani’nin bir reklam filmi olmuş. Sonra kim tutar Şafşavan’ı .

Şafşavan neden bu kadar popüler?


Şafşavan-Chefchaouen

Şehrin çok popüler olmasının bir başka sebebi daha var. Bu kuytu köşedeki şehri ilk keşfedenler hippi takımı. Neden burası? Mavi diye mi, ucuz diye mi, manzarası süper diye mi? E şıkkı, bunların hiçbiri! Sebep Kif denilen bir çeşit Marijuananın bu civarda yetiştirilmesi. Bölgenin en büyük kenevir ihracatı burada yapılıyor. Halen durumda bir değişiklik yok Amsterdam kadar olmasa da etraftan buram buram ot kokusu geliyor. Rastalı saçları, yalınayak, ayağına geçirdiği şalvarı, yırtık tsihrtleri ile hippi dediğimiz kişilere çokca rastlanıyor. Ama kimsenin kimseye bir zararı ya da alın için, satıyorum lazım mı diyeni ben duymadım. Hatta çok istedim biri gelip sorsun ama kadın olduğumuzdan olsa gerek kimse teklif bile etmedi. O diyaloğa gitmeyi çok istiyordum; kaç paradır, nerden buluyorlar, satışlar nasıl diye soracaktım oysa.


Chefchaouen -Şafşavan

Fas genelinde esrar içilmesinin yaygın olduğuna şahit olmuştum. Güpegündüz kapının önünde elinde cigara amcaları görünce insan başta bir hoş oluyor ama sonra alışıyorusunuz. Bu durum sizleri tedirgin etmesin, kimse kimseye zorla iç demiyor netice de. Bunu eğer yolunuz düşerse bilin diye anlattım.

Fas’ta bulunduğum 17 gün içinde bir türlü alışamadığım tek şey ise ezan sesi oldu. Yani sokakta ot içmeleri enteresan değildi ama ezan sesi ne bileyim ayıplayacaksınız belki ama bana sevimsiz geldi. En güzel ezan Türkiye’de okunuyor, yazın bunu bir kenara. Hele Şafşavan’da bir sabah ezanı okundu ki ben yataktan zıpladım. Deprem oluyor halka çağrı yapılıyor herhalde diye düşündüm. Nasıl yanık bir okumak, nasıl uzatmak tarif edemem. Bir de dağlardan yankılanıp geliyor, ses ikiye katlanıyor. Bir cami duruyor diğeri başlıyor filan. Bir müddet kulak kestik ama ezana benzetemedik. Sonra dikkatli dinleyince müezzinin Kur’anı Kerim’den sureler okuduğunu farkettik. İş Allahuekbere gelene kadar o korkumuz sürdü. Usulleri böyleymiş meğer bir cami okuyor, sonra diğeri, sonra diğeri… Camilerin ezan saatlerinde dolup taştığını da yeri gelmişken belirteyim.

Şafşavan insanları

Mevsim itibari, ile çok fazla turist olmaması bizim açımızdan çok güzeldi. Duyduğuma göre bazı sokakların başınca maç kuyruğu gibi fotoğraf çektirme sırası oluyormuş. Zaten ben kendi fotoğrafımın çekilmesinden hiç hoşlanmıyorum. Şafşavan’da rekor kırdım denebilir. Şafşavan’daki yerliler de benim gibi fotoğrafının çekilmesinden hiç hoşnut değiller.

şafşavan-sokaklarında-
Chefchaouen

Şafşavanlılar o kadar yılmışlar ki artık elinizde telefon, fotoğraf makinası görürlerse otomatik azarlama moduna geçiyorlar. Haksız da sayılmazlar. O yüzden ya izin almalısınız ( ki o zaman hiç vermiyorlar) ya da gizli çekmelisiniz. Bir diğer yandan işin içinde inançları gereği fotoğraf çektirmemek var. Bize düşen saygı duymak ve çekmemek olmalı. Haa benim gibi yanlarından oturur muhabbet eder, samimiyeti ilerletince bir fotoğraf çekilebilir miyiz, diye sorarsanız elbette kabul edeceklerdir. Hatta çektikten sonra gösterince bayılıyorlar, aklınızda olsun. Kadınlar çok tatlı kuzeye özgü olan Haik denilen kıyafetler giyorlar. Kuzey Fas a özgü Rif dağı civarında yaşayanların yaptıkları hasır, kenarlarında rengarenk püsküller olan şapkalar takıyorlar. Çok ciciler ama teyzeler bize hiç cici bakmıyorlar.

Çocuklar ise hola diye bağırıyorlar .Onlar için beyaz tenli insanlar yürüyen para demek , büyüklerinden duydukları bu! Maalesef o bakımdan ben kendimi rahatsız hissettim.

Şafşavan-sokakları-
Chefchaouen

Yandaki fotoğraftaki çocuklarla birlikte biraz oyun oynadım ve bana ismimi sorduklarında doğal olarak ismimi söyledim. Yani ” ŞÜKRAN ” dedim. Hepsi birden nasıl yani senin ismin Thank you mu dediler. Evet deyince daha da güldüler. Hemen dizi isimlerini sordular bilmeyince de bozuldular. Ama artık samimi olmuştuk ve fotoğrafımızı çekmek istemiyor musun, dedileri. O kadar alışmışlar ki sadece fotoğraf çekmek için yanaşan turistlere. İşte bana bu çok üzücü gelmişti.

Genel olarak insanlarını sıcak kanlı buldum diyebilirim. İngilizce konuşamasalarda işaretle, birkaç arapça sözcükle, Türkiye’den geliyorum demekle ortamı oldukça yumuşatabilirsiniz.

Şafşavan’da konaklama

Şafşavan’da çoğu ev küçük otele dönüştürülmüş. Haritama birkaç seçeneği işaretlemiştim. Şehirde bütün sokaklar birbirine benzediğinden, uzun bir otobüs yolcuğundan geldiğimizden,sırtımızda çanta ile merdivenli sokakları gezmek zor olduğundan bize en yakın olanı bulduk. Odalara baktık gayet sevimliydi. Banyosu içinde idi, terası vardı, tertemizdi ve en önemlisi tam şehrin ortasındaydı.

Şafşavan-konaklama-terasımız

Durum böyle olunca diğerlerine bakmaya gerek bile duymadık. Sahibi amca öğlen namazından geldiğini duyunca hemen Allah kabul etsin dedim, biz de müslümanız dedim. Bi güldü. Kişi başı 20 eur olan fiyatı 15 Eur dedi, aaa ama sen müslüman biz müslüman gel 10 olsun deyince, yine güldü. Sonunda tamam, dedi nasıl derseniz öyle olsun.

Eğer gidecek olursanız size yardımı dokunsun diye adını adresini veriyorum.

Dar Blue Pearl Otel / 4 Quartier Souk, k Derb Ben Yaikoub Şafşavan Tel : +212 5398-82885

Şafşavan’da ne yenir?

Kısaca size; seçenek çok olduğundan uygun bir fiyat aralığını gördüğünüzde oturun derim. Öylesine dolanırken bir anda şehrin nerdeyse aşağısına kadar inmiştik. Baktık ızgaradan dumanlar arşa yükselirken koku bizi bizden alıyor hemen oturduk. Bayaaaa bir yedik 30 drh mi ne bir para ödedik. Fazlasıyla doymuştuk hatta ertesi gün Tanca’ya ya giderken yine uğradık dürüm yaptırıp otobüse yanımıza aldık, o derece lezzetliydi.

Şafşavan-semt-lokantası-yemeğin-bir kısmı-
Chefchaouen

Aa derseniz şık bir lokantada yemek yemek isterim o zaman
Medina bölgesindeki Uta El Hammam meydanına bakan cafe ve restaurantlara gidebilirsiniz. Meydanın adı geçmişken hafifen şehirde görülecekler yerler konusuna gireyim.

Şafşavan’da görülmesi gereken yerler

Şafşavan-
Chefchaouen -haritası

Ana meydan olan Uta El Hammam meydanı akşam saatleri çok canlı. Daracık sokaklardan birden bir açıklığa geldiğinizde anlayın ki meydandasınız.

Meydanın bir tarafında, duvarların içinde küçük bir müze ile sakin bir bahçe vardır. Burada aynı zamanda şehrin Kasbah’ı yer alır. Giriş 10 drh ve içinde görülecek pek bir şey yok dediler diye girmedik. Zaten sokaklarda dolaşmak varken ne kalesi ne müzesi:)

Büyük cami; 15. yüzyılda Şafşavan’ın kurucusu tarafından yapılmış. Kalenin hemen yanında şehrin en büyük camisi.

Şafşavan-ı-en -güzel-izleyeceğiniz-yer-
Chefchaouen

Ara sokaklarda kaybolmanın dışında yapacağınız en güzel gezi ise
Jemaa Bouzafar Camiine : yapacağınız gezi olacaktır. İspanyolların yaptığı, tepede bir camii burası. Tepe deyince gözünüz korkmasın 15 dakika sürüyor altarafı ama size öyle güzel bir manzara sunuyor ki bayılırsınız.

Şafşavan-en-güzel-buradan-görülüyor

Liste görüldüğü üzere uzun değil. Yapacaklarınız aslına bakarsanız sokaklarda kaybolmaktan ibaret. Burdan daha önce geçmiştik hissi ile geri nasıl döneceğiz hissi arasında kaybolmaktan bahsediyorum. Yoksa gerçekten kaybolmak imkansız çünkü şehir küçücük.

Şafşavan sokaklarında

Şafşavan-sokakları-
Chefchaouen

Sokaklarda neler gördük de bu kadar sevdik derseniz aslına bakarsanız Fas’ın ve Ortadoğunu en eski şehirlerinin hepsinde olan dar sokaklar, dükkanlar var. Fakar Şafşavan’ı diğerlerinden ayıran işte o huzur veren mavi rengi. Sokak zemini, duvarlar, kapılar, pencereler, saksılar nereye bakarsanız bakın mavi. Ben mavi rengi çok sevdiğimden mest oldum diyebilirim. Alışveriş tutkunları için de bir cennet zira hasır çantalar, deri ayakkabılar, sabunlar , baharatlar, seramikler, magnetler, kilimler daha neler neler var.

Şafşavan-sokakları

Fas ile ilgili diğer yazılarımı okumak isterseniz linkleri aşağıya bırakıyorum. Yazımı beğendiyseniz siteme abone olursanız sevinirim. Sosyal medyada ismim hep aynı ” pustoodunya ” diye aratın çıkarım.http://www.instagram.com/pustoodunya

Tüm okuyanlara sevgiler, saygılar…

http://pustoodunya.com/fas-gezi-rehberi-fas-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/

http://pustoodunya.com/marakes-gezilecek-

yerler/http://pustoodunya.com/fasta-buyulu-sahracolu-nde-bir-gece/

Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

6 Comments

    1. Bana sokak arasında sormuşlardı ot ister misin diye:)) Ben korkarım böyle muhabbetten:))

Bir Cevap Yazın