Nazım Hikmet in Mezarı

Gidilecek yerlerin planları hep bir gece önceden yapılır , ulaşım bilgileri , şehrin krokisi ezberlenir , edinilecek bilgi varsa okunur gezgin kuralıdır bu … Metro ve harita işi bende o yüzden  sürekli ;  iyice ezberledim merak etmeyin deyip duruyorum  . Hadi hayırlısı çünkü bugün bizim için çok önemli istikamet Nazım Hikmet in mezarı … Heyecanlıyız ! İstanbul dan gelirken bir şiirini ufak bir kağıda yazdım . Gidince başucuna koyacağım . Arkadaşımın eşi bir parça toprak al diye vasiyette bulunmuş , eyvallah onu da alırız . Yeter ki mezarlığı bulalım . Genelde insanlar zor bulunuyor demiş , hadi mezarlığı buldunuz Nazım ın  mezarını  2 saat aradım diyen var . Ama ben çok rahatım ,  hiç telaş yok . Metro hatları o kadar muntazam planlanmış ki aslına bakarsanız kaybolmanıza imkan yok gibi ama nedense herkes kaybolmuş . Ben en  detaylısından anlatıyorum bir kenarlara not alınız sevgili okuyucu , sonra bulamadım çok üzüldüm filan demeyin  ;

Mezarlığa gitmek için 1 numaralı kırmızı hatta binip Sportvnaya istasyonunda ineceksiniz . Yukarı çıkınca da sorun birine Novodeviçi deyin yeter ,  gösterirler .  Nazım Hikmet deseniz de anlıyorlar çünkü o bölgeye insanlar sadece mezarlık için geliyor, ezberlemişler . Çok az yürüyünce önünüze kocaman bir cadde çıkıyor ..Yolun karşısındaki  mezarlık ve aynı ismi taşıyan  Manastır kompleksini çevreleyen duvarları göreceksiniz . Koca duvarlar yanıltmasın siz  sola dönün, trafik ışıkları bayağı uzakta ama olsun . Karşıya bakınca görkemli kapıyı göreceksiniz . Tamam mezarlıktasınız artık karşınızda bir liste olan  tabela çıkacak  Rus harfleri okuyamazsınız boşa uğraşmayın  …  Ama meraklısına 175.sırada olduğunu yazalım . ( Biz numarayı bulamadık çünkü donma tehlikesi ile başbaşaydık . Ben de başka yerden okudum  ) Listenin bulunduğu tabelanın sağındaki geniş yoldan ilerleyip , dört yol ağzına gelince de sol çapraza bakınca tam orada olduğunu göreceksiniz . İpucu olarak Boris Yeltsin in mezarını bulun size yetecektir. ( Bu tarif yetmediyse çıkın mezarlıktan derim vallahi ! ) Haa bir de mezarlığa girişte bizden para isteyen olmadı , internette farklı bilgiler dolaşıyor ama bize nereye gidiyorsunuz diye soran da olmadı . Mantıklı olanda o aslında ,  mezarlığa girerken  niye para istensin ?

rüzgara karşı yürüyen adam
                                                                                                        Nazım ın başucunda

Karlı , buzlu mezarlıkta 2 dk. yürüyünce  Nazım ın mezarına vardık . Rüzgara karşı yürüyen adam silüetiyle mezar taşı ve   bir anda geliveren hüzün ile başbaşaydık. Dua okumaya başladık , peşinden de çok sevdiği eşi Vera’nında başucunda gömülü olduğunu bildiğimizden kar ile kaplı mezar taşını temizledik. Sonradan gelen olursa görsünler dedik. Bizden önce de Nazım a gelenler olmuş ki çiçek doluydu . Bir taraftan fotograf çekiyor bir taraftan ağlıyorduk . Getirdiğim şiiri de çiçeklerin arasına bıraktık . İçimiz buruk oradan ayrıldık .

karları elimle temizledim 🙁

 

 

Mezarlık içinde  Rus devlet adamları , eşleri , edebiyatçılardan , sanatçılara  birçok önemli insan yatıyor . Mezar taşları da birbirinden  ilginç heykellerden oluşuyor . Fakat biz amacımız olan Nazım ı ziyaret ettik ve bu kadar hüzünlenmişken içimizden diğerleri görmek gelmedi doğrusu 🙁

Nazım dan Tolstoy a

Mezardan çıkınca tekrar  karşı ya geçip otobüs beklemeye başladık . 5 numaralı otobüs Tolstoyun evine yakın bir caddeden geçiyor . Umarım buluruz diye diye gelen aracın şöforüne sorup bindik. Ama nerde ineceğimiz hakkında hiçbir fikrimiz yok . Google earth  de foroğraflarda gördüğüm kadarıyla etraf tanıdık gelince atladık otobüsten . Bir  kişiye sorduk o da eliyle düz gidin görürsünüz manasında bir hareket yaptı . O dakikalarda biz hala Nazım ın etkisindeyiz ya ayaklar öylesine gidiyor . Küçük bir yer yada daha çok temsili bir mekan olduğunu tahmin ediyoruz veee yanılıyoruz . Yaşadığı döneme göre görkemli denebilecek ahşap bina ile karşılaşıyoruz .İşte yine heyecan dolu dakikalar başlıyor. Tolstoy bu Tolstoy ! Öyle böyle sıradan biri değil , eserleri dünya döndükçe defalarca okunacak , hayran kalınacak birisi o …( Bu ev ile ilgili detaylı yazıyı Tolstoy lara misafirliğe gitmek ! başlıklı yazıdan okuyabilirsiniz .)

Sonra …

Dışarısı yine buz gibi , havada kararmaya başlayacak en iyisi planladığımız gibi Gorki parkı bulmaya gidelim . Haritaya bakınca hemen şuracıktaymış gibi duran Gorki park meğer uzakmış.,metroyu kullanmaya karar verdik. Park Kultury istasyonunu bulduk .Bu metro istasyonu da önemli bir nokta ring sefer yapan , diğer hatlar ile birleşen bir yerde.Akratma yapıp adını bir türlü okuyamadığım Oktyabrskaya durağında indik .Çıkış kapısında kime sorsak da boşa yürümesek diye bakınırken iki gence yanaştım ; Gorki parka nasıl gideriz dedim .AAA yalnış gelmişsiniz Parkkultury de inecektiniz dediler. Tühh tühh  derken aklıma hayır olamaz çünkü ben haritaya iyice baktım yerini biliyorum . Buralarda olmalı dedim onlarda ısrarla hayır hata yapmışsınız demeye devam ettiler .Fakat dinlemedik iyi ki de dinlememişiz .Bir başkasına sorduk yolu tarif etti . Artık emin adımlarla yürüyebiliriz . Sinir şeyler akıllarınca bizi dolaştırıp duracaklar, yer miyiz  gezginiz biz  gezgin 🙂 Aklınızı alırız haberiniz olmaz güzelim peheeheeyyt !

Gorki Park

Nihayet Gorki parka geldik . Hani park dediğin bildiğin orman , 120 hektardan fazlaymış .Adını yazar Maksim Gorkiden alıyor. Nehir kıyısında içinde eğlence parkları , cafeteryalar , yürüyüş parkurları ,göller , lunapark ,açık hava tiyatrosu  olan bir yer .Öyle ki daha geçenlerde dünyada en çok ziyaret edilenler arasında ilk 25 e girmiş. yaz aylarında düşünemiyorum güzelliğini doğrusu …

Buz pistleri kurulmuş ama  kendimiz buz tutmuş iken öncelik kahve molası vermeliyiz  .  Aaa o da ne nehir kıyısında bir de SSCB den kalma bir de uzay mekiği var . Ne şirin bir şey bu böyle o zaman hemen fotograf çekilelim .

uzay mekiği

Bu arada nehir buz , göller buz , park buz , eller buz . Ama bizden başka kimse üşümüyor gibi . Hatta incecik topukları ,şapkasız saçlarını savurarak dolanmaları çok sinir bozucu . Gerçi onlarında burunları kıpkırmızı olmuş çaktırmamaya çalışıyorlar . Gençler snowboardlarıyla , patenler ellerinde yanımızdan geçince var bir hareket buralarda deyip kalabalık nereye biz oraya gidiyoruz . Gördüğümüz manzara karşısında şaşırsak mı , hayran mı kalsak bilemeden izlemeye başlıyoruz .

Şöyle tarif edelim ; park boyunca virajlı düz genişçe yollar şeklinde buz pisti yapılmış . Işıklandırma , müzik , insanların yukarıdan  rahatça izlemesi için platformlar kurulmuş. Kısaca her şey mükemmel düşünülmüş. Moskovalıların saat tam 19:00 da pistin açılmasıyla kaymalarını bekliyoruz . Soğuk iklime yakışır şekilde pist doluyor ama karmaşa yok , birbirine sataşan rahatsız eden yok sakince eğleniyorlar . Nasıl hayran kalınmaz ki … Alttan aydınlatılmış pist rengarenk oluyor , müziğin ritmi ile renkler değişiyor. insanlar keyif içinde ama bizim için soğuk dayanılmaz bir hal almaya başlamadan gitmeliyiz .

Gorki parlk girişi
Puşkin in evinde
Buradan çıkınca yine metroya koşuşturma zamanı çünkü akşam iş çıkışına kaldık .Nasıl kalabalıktır şimdi diye diye istasyona vardık.3 günde Moskovalılar gibi olduk artık metro haritasına çok bakmıyoruz Kalabalık durakları ,kalabalık saatleri biliyoruz öyle pat diye biniyoruz artık. Bu akşam da bizim durağımızdan bir öncekinde inelim de Arbat caddesinin diğer başından yürüyelim dedik . Kievskaya da indik hat değiştirip Smolenskaya dan çıktık. Bu istasyon da yeni Arbat üstünde  olduğundan eski  Arbat a geçtik.
Bir anda fotograflarını gördüğümüz tanıdık bina karşımıza çıktı ; Puşkin in evi ! 1799-1837 arasında yaşamış en bilindik eserleri arasında Yüzbaşının Kızı ve Maça Kızı var. Vee bilmediğimiz farklı bir yaşam öyküsü de Puşkinden çıktı . Onu başka yazımda anlatım . buyrun buraya tıklayın ve okuyun nasıl bir dram yaşamış öğrenin .
o kadar da aşık olunacak kadın değil miş hani
Arbatta bu evi görünce hemen giriniz
evin dekoruna bayıldık
Evden çıkar çıkmaz Hostele yöneldik ama bir kadının elindeki market poşetlerini görünce adresi öğrenip oraya koşturduk .Bu arada ne kadar tiyatronun önünden geçtiğimizi hatırlamıyorum bile hepsine yer var mı diye  soruyoruz ama nafile günler sonrası bile dolu ahh bu yara bizi kemirecek hissediyorum .
Hostel de yemek günün kriterleri , çay kahve , muhabbet  derken  00:30 olmuş bile İyi geceler Moskova  !
 12.12.2013
Günün sözü : Nazım ı ziyaret ferahlattı mı ne ?
Günün özeti :Mezarlık bulundu , Tolstoygiller puşkingiller ziyaret edildi ,  Gorki parkta şaşınılıp kalındı , metroda kendi kendimiz aşıldı
Sayılarla gün : 13.9 km – 19088 adım yüründü
Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir