NASA’da bir günlüğüne astronot olmak mümkün mü?

NASA-uzay-mekiği

Amerika’yı ya seversiniz ya da sevmezsiniz. Ben sevenlerdenim:) Hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadım, her anından keyif aldım. Çok güldüm, çok eğlendim. Sinemalarından barlarına, alışveriş merkezlerinden kumarhanelerine kadar girip çıktım. İlk kez okyanus gördüm üstüne girdim de, New York’ ta heyecanla gezdim, NBA basket maçı izledim. Ama hiçbiri beni Kenndy Space Center’ daki NASA ‘ya gitmek kadar heyecanlandırmadı. Astronot görme şansım olacaktı düşünsenize, gerçek astronot!  İşte şimdi o günü ve uzay üssünün nasıl bir yer olduğunu anlatmaya başlıyorum.

Astronotların dünyasına gitmeye hazır mısınız?

Cape Canaveral Uzay üssü / NASA 

Amerika’ da olduğum aylar boyunca her yer bana sanki bir film karesinin içindeymişim hissi veriyordu. Hal böyle iken üstüne birde Orlando’ da Walt Disney ve Universal film studyolarına gidince iyice film dünyasının içine girdik. Devasa hoteller, kocaman oyun parkları, havuzlar, alışveriş merkezleri derken 2 gün eğlencenin dibine vurduk. Film platolarında dolaşmak, mesela Geleceğe Dönüş arabasına dokunmak, Jaws’la burun buruna gelmek çok heyecanlıydı. Haydutlardan kaçarken  bir patlamadan sağ kurtulmak, tanıdığınız film karakterlerinin benzerleri ile dans etmek çok keyifliydi. Fakat o eğlenceli dünyayı bırakıp bir günümüzü NASA’ da geçirmeye karar verdik.

NASA da bir gün

Kenndyspacecenter /Rocket Garden

Benim gökyüzü, gezegenler, uçmak, yıldızlar, uzayla alakalı bütün filmler, astronot kozmonotlar, göktaşları bilumum uzay hakkındaki her şey ilgimi çeker. Şimdi saçma gelse de küçükken bana  sorduklarında astronot olmak istiyorum, derdim. Bizim çocukluğumuzda televizyonda Uzay Yolu dizisi vardı muhtemelen ondan etkileniyordum. Halen en sevdiğim anlar uçağın içinde olduğum dakikalardır. Dolayısıyla ayağıma gelen bu fırsat nasıl desem, beni benden aldı.

Orlando ile Uzay üssünün bulunduğu yerin arası 1 saat kadar sürüyor.Yol boyunca  göllerle bölünen kara parçaları, dalgalarla oluşan lagünler, bu lagünlerde dolaşan timsah  manzaralarıyla Space kıyılarına vardık. Tropikal iklimi burda kendini gösteriyor. Tepemizde uçan kartallar, su birikintilerindeki mangrov ağaçları bize haliyle çok ilginç geliyordu. Birçok kuş türünün de göç yolu olan bölge aynı zamanda  el değmemiş mercan adası kumsalına da sahip. Böyle bir tabiat yapısında ilerlerken yolumuza çıkan koca bir timsahın karşıdan karşıya geçmesini bekledik. Florida eyaletinde insanların bahçelerine özellikle havuzlarına girdiklerini duymuştuk. O yüzden timsahı umursamadık işin garibi o da bizi hiç umursamadı. Enteresan olan adamların tabiatı hiç bozmadan devasa tesis kondurmuş olmalarıydı.

İndian River’ ı geçince NASA /  Kennedy Space Center ziyaretçi merkezine ulaştık .

NASA için neden o bölge seçilmiş ? Bir uzay üssü hangi özelliklere sahip olmalı?

Bir uzay üssü hangi özelliklere sahip olmalı diye merak edeniniz olacaktır.

Çevresi yerleşim yerleri açısından tenha olmalıymış. Florida’daki Kennedy uzay üssünde olduğu gibi Doğu tarafında deniz olmalıymış. Böylece bir roket fırlatılmayı izleyen ilk kritik bir dakika içinde patladığında yerdeki insanlar açısından bir tehdit oluşturmaması gerekiyormuş.

NASA- Girişi

Dünya kendi ekseni etrafında batıdan doğuya doğru döndüğünden roketler hep doğu istikametinde fırlatılmalıymış. Bu bilgileri edindikten sonra KSC ( Kenndy Space Center ) hakkında bilgi verecek olursak; halen kullanılan gerçek bir uzay üssü ve bir kısmı ziyaretçilere açık. Kennedy Uzay Merkezi, uzay gemilerinin fırlatıldığı batı yarımküredeki tek yer. 1968 yılından itibaren NASA’ nın bütün insanlı uzay uçuşlarında kullanılmış. 1969 da ay’a insan götüren Apollo 11 uzay aracı buradan  fırlatılmış. Dağıtılan broşürlerde burada 13500 kişinin çalıştığını okuduk. Fakat asıl şoku  tesisin uzunluğunun 55 km, genişliğinin 10 km yüzölçümününse 570 km2 olduğunu okuduğumuzda yaşadık. Bu kadar büyük olacağını açıkçası hiç tahmin etmezdim.

Şöyle tarif etmek gerekirse hani Liechtenstein diye bir ülke var ya, işte o ülke sadece 160 km2 !!!

Monako’nun yüzölçümü aramızda kalsın 18 km2 !!!

Kennedy Uzay Üssünün km2 sini tekrar yazma ihtiyacı hissettim 570 km2 !!!

NASA-Kennedy-Uzay-Üssünde-Astronotları-mekiğe-götüren servis

Aslında biz ziyaretçilerin girebildiği NASA ‘ya ait bu tesis 1967 de astronot ve ailelerinin uzay merkezi operasyonlarından haberdar olması için yapılmış. Ziyaretçi merkezi günümüzde 2 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Kapıdan bilet alabildiğiniz gibi önceden internet üzerinden de bilet satın alabilirsiniz. Biz kapıdan aldık,  1 saat kadar bilet kuyruğunda bekledik. Üssü gezmek için farklı planlar sunuluyor hatta içlerinde bir astronotla kahvaltı yapma,öğlen yemeği yeme seçeneği bile var :))

NASA turunda neler var? 
KenndySpaceCenter / rocket garden
  • KSC Turu: Panoromik Uzay Merkezi gezis
  • Asrtonaut Encounter: Uzaya çıkmış astronot ‘larla görüşme
  • Exploraiton Space: Simüle edilmiş yerçekimsiz ortam
  • Shuttle Launch Experience: Simüle edilmiş roket kalkışı
  • Rocket bahçesi:Roketlerin sergilendiği alan
  • US Astronaut Hall of Fame: Uzay aracı simülatörleri ve astronot müzesi
  • Space Station 3-D: Bir gezegenin keşfini anlatan 3-D simülasyon
  • Hubble 3-D: Teleskop ile gözlem
  • 3D IMAX Films 3 boyutlu gözlüklerle gerçek uzay deneyimi
  • Bunlardan sadece astronotlar ile görüşme kısmından halen şüpheliyim netice de nerden bileceğiz ki adam  astronot mu değil mi ? Yoksa  elbiseleri giymiş herkesle fotoğraf çektiren biri mi, neydi anlayamadım doğrusu ama sevimliydi.
NASA ‘da sağım solum Astronot ..
NASA-Kennedy-Uzay-Üssü-Komuta- odası
NASA-Kennedy-Uzay-Üssü-roket- bahçesi

Tesise girer girmez karşımıza çıkan Rocket Garden. Burada daha önce kullanılmış füzeler sergileniyor. Sonrasında girdiğimiz ana binada  Amerikan uzay çalışmalarının tarihini anlatan bir film izleniyor. Belli bir kişi  sayısına ulaşınca rehber eşliğinde bina içinde gezmeye başlıyorsunuz. Duvarlarda astronotların fotoğrafları arasında bilim kurgu filmlerindeki koridorların benzerlerinden ilerliyoruz. Bizi aldıkları Shuttle Launch Experience dedikleri Simüle edilmiş roket kalkışının gösterildiği oda beni en çok heyecanlandıran yer oldu. Bu odada tamamen o saniyede roket atılıyor hissi verilmesi olağanüstüydü. Sanki görevliler oradaymışlar da  birbirleri ile konuşuyorlarmış gibi.


-Beni duyuyor musun Apollo?

-Birazdan geri sayım başlayacak, hazır mısınız? Derken geri sayım başladığında öyle bir havaya giriyorsunuz ki  sanki gerçekten o dakikalarda komutu veren sizmişsiniz gibi oluyor.

  • 5-4-3-2-1

Peşinden bir anda korkunç bir gürültü ve sarsılan zemin ile olay zirveye varıyor.

NASA ‘da Astronotlar iş başında …

NASA-Kennedy-Uzay-Üssü-SaturnV

Bir diğer salona alındığımızda ise muhteşem bir olaya şahit olduk. Henüz yapımda olan Delta 2 tipi bir füze son kontrol aşamasına gelmişti. 8 ay sürecek yolculuktan sonra Phoenix Mars Lander Kızıl Gezegen’e iniş yapacaktı. Uzun robot kolu yardımıyla donmuş zemini kazarak örnek toplayacak demişlerdi. Phoenix’in fırlatılmasını da içeren bu programın maliyetinin 386 milyon doları bulacağı tahmin ediliyormuş. Bize bu bilgileri verdikleri bölüm bir camın ardından baktığımız dev hangarın üst katıydı. Yapımda İsviçre, Hindistan, Avusturalya, Kanada hatta Japonya dan ekipler hummalı bir şekilde çalışıyorlardı. Beyin ameliyatı yapar gibi bir halleri vardı doğrusu. Kullanılan teknolojinin karmaşıklığı ve yapılan yatırımın boyutu, düşündüğünüz zaman iliklerinizi donduracak cinsten.
Bu arada bir rehber eşliğinde gezmenize müsade ediliyor. Bu rehber öyle hızlı konuşuyor ki  hadi benim İngilizcem süper ötesi değil ama oradaki Amerikalıların da hiçbir şey anlamadıkları çok belliydi. Hoş zaten adam Türkçe anlatsa da ben anlayamayabilirdim 🙂

NASA-Kenndy-Uzay-Üssü

Fırlatma kontrol odasını gezip yeni yapılan füzenin imalatını izledik. Sonra bir anda zaten yeterince karanlık  odada arkamızda bir kapı açıldı. Hani olur ya uzay filmlerinde şifreli kapılar vardır. Açılırken -tısss diye ses çıkarırken duman da çıkar filan, işte onlardan biri arkamızda açılınca onlarca kişi -wowwwww diye bir ses çıkardı. Muhtemelen ben -ohaaaaaa  demişimdir.

Gün ışığından çok gözümüzü alan o dev füzelerdi. Bir anda kendimizi Satürn 5 merkezi dedikleri bölümde bulmuştuk.

NASA-Ay-üzerinde-dolaşan-araç

Büyük bir hangar olan bu bölüm yapılan en büyük roket Satürn 5 in sergilendiği alan aynı zamanda. Roketin ayrı ayrı asılmış her bir bölümünü ve aya gidiş ile ilgili araç, gereçleri inceleyebiliyorsunuz. Hatta Ay’dan gelen taş parçası bir camekanın ardında sergileniyor. Tabii ki görüp dokunabiliyorsunuz. Şaşırdığım diğer bir şey ise Astronotların kullandığı uç kapsülün darlığıydı. Misafirlerin girmesine müsade edilen bir kapsülün içinde astronotların nasıl traş oldukları, tuvalet ihtiyaçlarını giderdikleri yeri, uyudukları bölümü, paketlenmiş yemeklerini gördük.

NASA-Uzay-mekiğinde-astronotların-tuvaleti

Daha doğrusu sizin kendinizi birkaç dakikalığına astronotmuşsunuz gibi hissetmeniz gereken her şeyi hazırlamışlar. Büyük hangarda bir kafeteryada oturup mekiklere baka baka karşınızda Ay’dan gelen topraklara, taşlara bakarak hamburgerinizi yeyip kahve içebiliyorsunuz. (halen oradan aldığım peçeteyi saklarım )

NASA-SaturnV

Burdan çıkınca da ateşleme üssüne doğru sizi götürecek otobüslere yöneliyorsunuz. Üssün tamamı otobüslerle gezilebiliyor. Otobüs durağından kuyruğa girmeniz gerekiyor.

NASA-uzay-üssünde-bizi-gezdiren-otobüs

Otobüs turunda üssün yayıldığı alanda uzaktan fırlatma rampaları görülebiliyor. Yanlarına yaklaşmak mümkün değil, dürbün ile izlerken bir yandan görevliler sürekli bilgi veriyor. Hatta her ziyaret noktasında videolar izletiliyor.

NASA-Kennedy-Uzay-Üssü

Otobüs gezisi sırasında Launch Pad binasının üzerindeki bayrak ise dünyadaki  en büyük Amerika bayrağıymış. Göz yanıltmasın bir futbol sahası büyüklüğünde bu bayrak ! Binanın büyüklüğünü şimdi tekrar düşünün, şimdi oldu değil mi ?

Fotoğraf çekmeniz için araç sizi bekliyor ve sonra  geldiğiniz otobüse aynı grup arkadaşlarınızla binip yeni ziyaret noktasına geçiyorsunuz.

NASA Imax Theatre 
NASA-Kenndy-Uzay-üssü-imax-cinema-alıntıdır-

İmax Theatre’da uzay ve uzayda geçirilen günlerin astronotların gözünden anlatıldığı üç boyutlu filmler izlenebiliyor. Öyle böyle değil ama devasa bir sinema salonuydu. Bizim şansımıza o esnada uzaydaki üs için yapılan çalışmalara canlı bağlantı yapıldı. Astronotları bize verilen gözlükler sayesinde yanlarındaymışız gibi hissettik. Daha doğrusu biz uzaydaymışız gibi olduk, şans diyelim!  ( tabi Henüz Türkiye de öyle 3 boyutlu gözlük olmadığından ben dönünce anlatmakta bayağı zorlandığımı hatırlıyorum .)

NASA-Ay’dan-gelen-taş

Bu Imax sinemasına Christopher Nolan’ın izleyici olarak geldiği ve burada kendine esinler bulduğu söylenir.

Başka neler yapılabilir istenirse yer çekimsiz ortamı deneyebileceğiniz bölüm var.Beni araba bile tuttuğundan denemeye yeltenmediğim ve çok  pişman olduğum yegane olaydır. Tur programlarında yer alan, gerçek bir astronot ile yemek yemek ise ayrı bir bilete tabi. Allasen adamın astronot olduğu nerden belli, astronotta olsa netice de o da bir insan deyip ekstra para ödemeyelim, dedik. Hem karnımız çok toktu, dermişimmm.

Bilet demişken kişi başı 120 dolar (vergid dahil) vermişiz. %0 dolar + vergiden başlayan değişik opsiyonlu fiyatlar var.  Bu rakama Apollo / Satürn V merkezi gezisi, mekiğin atıldığı alan ve kontrol kulesine yapılan turlar dahildi.

Güncel ücretler için web sayfasını inceleyebilirsiniz.

hatıralar

Heyacan içinde gününüzü tamamladınız öyle kolayca tesisten ayrılamıyorsunuz. Tesisin tam ortasındaki alışveriş tuzağından kurtulsanız bile çıkış kapısına gitmek için yönelince bakıyorsunuz ki  illa o Spaceshop’ a gireceksiniz. Kaçınılmaz son sizi bekliyor. Gerçi oraya kadar gitmişken bir şeyler almalıydım. Ne mi aldım? Kalem, tshirt, şekerleme, çikolata, küçük bir bardakımsı obje, magnet ve bir astronot  maymun heykelciği gibi hediyelik eşya  aldım. Yıllar sonra hiçbirini kıyıp kimseye veremezsek bir arkadaşıma maymunu hediye ettim Biraz da o saklasın 🙂

kafeteryadaki yemeğimiz
astronot başlıkları
nasıl fırlatıldıklarına halen aklım ermiyor desem
alıntıdır
kapsül kapsül dedikleri buymuş !
bu kıyafete girmek bile zor
fotoğraf aldatmasın , öyle büyük ki 🙂
halen ben ordamıydım diye kendime soruyorum
Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

4 Comments

  1. Muhteşem. …, çocukluk hayalini o kapsülün içine girerek bir nebze olsa da gerçekleştirdin bence

Bir Cevap Yazın