Mostar

MOSTAR    

Mostar size garip bir huzur hediye edecek  ve siz o hediyeyi ömür boyu içinizde taşıyacaksınız . 

                                 
Mostar köprüsü

Kimi zaman turkuvaz, kimi zaman zümrüt rengi sularıyla dağları yara yara akan Neretva nehrini izleyerek dünyanın en şirin kentlerinden biri Mostar’ a ulaşırsınız . Adını köprüden alan şehir Mostar ! Adı latincede Most – köprü kelimesinden gelir. Halen Slav dillerinde most aynı anlamı taşır.  

Şimdilerde  Neretva’nın yarattığı doğal uçuruma , daha derin bir uçurum eşlik ediyor olsa da o oradan size gülümser. Mostar’a ilk kez gelen ziyaretçiyi belirsiz bir güç köprüye sürükler . Dar sokakların arasında ilk kez gördüğünüzde ise bir dostunuza rastlar gibi olursunuz .    

Nedir bu köprünün hikayesi ? Onu böylesine çekici yapan ?

Köprü Kanuni tarafından   Mimar Sinan’ nın talebesi MimarHayrettin’e yaptırılmıştır. Kimine göre taş kesilmiş hilal şeklindedir. Kendi kitabesine göre de kudret kemeri … 

Mostar

Şehirdeki tek Osmanlı eseri doğal olarak sadece Mostar köprü değildir. Mostar’da Osmanlı devrine ait pek çok yapı vardır. Hamamlar , medreseler , çeşmeler ile tipik bir Osmanlı kentidir. Camilerin en büyüğü ve güzeli , savaş sırasında ağır yaralar alan 1557 yılına kayıtlı Karagözbey camiidir . Mostar köprüsünün de  en güzel göründüğü yerde bu caminin minaresidir. Bütün o şehrin çevresideki yeşillikler içinde sakince akan nehir ve üstünde Mostar köprüsü ! Yine döndüm dolaştım köprü dedim değil mi ? işte öyle bir çekim gücü vardır Mostar köprüsünün.  Ama diğer yandan taş binaların yapı tarzı ile Akdeniz mimarisini de anımsatır. Biraz İtalyan biraz Osmanlı karışımı bir şehirde gezer gibi olursunuz .

Dünyadaki en güzel köprü  !

Dünyanın çeşitli yerlerinde binlerce köprü vardır. Kimi taş , kimi tahta ,kimi bambu, kimi ip, kimi çelik … Ama köprü sadece iki yakayı bir araya getiren bir yapı mıdır ? İşte fark tam bu noktada Mostar ‘ı diğerlerinden ayırır .  

dünyanın en güzel köprüsü , bana göre tabi

Köprü yüzyıllar boyunca tüm Balkanlar için bir semboldür aslında . Küçükken bize Yugoslavya dan tebrik kartları gelirdi, en çok Mostar köprüsü olanları  severdim.  Memleketten gelenlerden babam hep takvim isterdi , duvara asılırdı. Yıl boyunca köprüye bakardık . Benim dedem bir masal anlatıcısıydı .Anlattığı hikayeler , masallar hep  o topraklarda yaşanmıştı, o sular, o tepelere hep tanıdıktı. Balkanlara defalarca gitmemim , yine de gitmek istememin arkasında böyle bir geçmiş var . Boşa uzmanlar çocukluğunuza inelim demezler  🙂   

Fakat bir gün savaş çıktı ve o topraklar kana bulandı . İnsanlar çok acılar çekti hatta  soykırım yaşandı . Bütün yaşananlar saçmalıktan ibaretti . Kimse nefretin boyutunun köprüyü hedef alacak kadar büyük olacağını tahmin etmiyordu. Köprü yıkıldığı gün haberlerde izlediğimizde  bir insan ölmüş gibi , akrabalarımızdan birini kaybetmiş gibi hissetmiştik. Bu acıydı , içimizi acıttı. Savaş suçluları o anda ne düşündüler bilmiyorum ama savaş psikolojisini attıktan sonra pişmanlıktan nasıl gebermediler şaşarım .

Peki neden bunu yaptılar ?

Az önce bahsettiğim gibi o bir  semboldü. Osmanlının Balkan topraklarındaki tüm izlerini silmek adına yapıldı . Aslında köprü birkaç kez bombalandı , darbe aldı ama yıkılmadı . Son darbeyi vuran Hırvat askerlerin sevinç çığlıklarını bütün dünya haberlerde üzüntü ile dinledi. Yine haberlerde bir video gösterildi. Bu amatör kamerasıyla o anı kayıt altına alan  Eldin Palata’ya aitti. Geçenlerde youtube da izledim. Diyor ki ; çekerken bunun bir film olduğunu kamerayı bırakınca köprüyü eski yerinde göreceğimi sandım. Ama dondum kaldım çünkü köprü yoktu. Gördüklerim film değil gerçekti , ürpermiştim.

Kimse anlam veremiyordu ama artık köprü yoktu . Hırvatlara göre böylece Osmanlı da yoktu . Fakat unuttukları bir şey vardı ; köprüler birliğin, barışın , sevginin ,arkadaşlığın sembolüydü . Ama dedim ya bu anlamsız bir savaştı .

Mostar ‘ a ne zaman gidilir ? 

Mostar

Şimdilerde şehir yaralarını sardı . Yıkılan köprünün yerinde yenisi var . Yenisi de  güzel aynı çekici güce sahip. Şehre gelir gelmez asıl amacınız onu görmektir. Köprünün iki yakasındaki sokaklar tarih boyunca olduğu  gibi dükkanlarla doludur. Hepsi birbirinden cici hediyelik eşyalar satarlar . Doyasıya gezin , yorulunca bir börek , köfte yemek için durun ama hep manzaranız köprü olsun. Alışverişin, kahvenin bahane maksadın muhabbet olduğu o eski günleri hayal edin. Sevdiği kıza kendini ispatlamak uğruna köprüden atlayan delikanlının kalbinin atışını hissedin. Uzaktan gizlice onu izleyen kızın yanaklarının kızardığını görün. Akşam ezanının  dağlarda yankılanışını dinleyin.

Mevsim seçimine gelince hava yazları sıcak , kış aylarında ise ılımandır. Öyle dondurucu Balkan soğuğu pek yaşanmaz. Bana göre her mevsim gitmek için uygundur. Her mevsim şehrin  bambaşka güzellikleriyle pozitif enerjisini  hissedersiniz . İster köprüye aşık olun ister sokaklarda kaybolun , ister köfte yeyin ister kahve için farketmez . Ama ne olur çok yavaş gezin.  Mesela mutlaka gecesini de görün gündüzünü de .

Baharda  gidin ; kuşlar öter, ağaçlar yeşermeye başlamıştır , nehir suyu daha canlıdır. Mesela sabah erkenden uyanın koşa koşa bir Pekara’ya ( fırın )  gidip kifle ( bir tür poğaça ) alın . Sıcacıkken yolda ye

 

meye başlayın. Yaşlı amcalar camiden dönüyordur kahve molası verip sakin sakin konuşuyorlardır , günaydın deyin. Köprünün ortasına kadar 

gelin orda bir durun,  nefes alın verin. Kuşları dinleyin , hem tam ortadan suyun sesi daha net duyulur . 

Mostar köprüsü minareden çekim

Kışın gidin

şehir sizindir , köprü ile başbaşasınızdır . Biraz serincedir, köprünün tam orta yerine gelince bu kez  aşağıya suya bakmak için uzandığınızda rüzgarı hissedersiniz. Bırakın rüzgar yanaklarınızı kızartsın ,acıtsın hatta dert değil . Gider bir Bosanska kafa içer ısınırsınız .  Aslında  pek yağmaz ama kar yağsa şanslısınız , nasıl güzel olur oralar . 

Yazları gidin ; kalabalıkta olsa sokak aralarında yürürsünüz . Bir cafede buz gibi içeceğinizi yudumlarken köprüden atlayan gençleri izlersiniz . Dar sokaklarda hediyelik eşyalara bakınırsınız . Köprünün ayağındaki savaş belgeselini izleyip hüzünlenir hatta ağlarsınız . Bir daha bakıp nasıl bir vicdansızlıktır bu dersiniz. Kızgınlığınızı gideren yegane şey ise buz gibi suya ayaklarınızı sokmak olur. Bu kez köprünün üstünde değil altındasınızdır. Aşağıdan daha da güzel görünür. Bakmalara doyamazsınız … 

Sonbaharda gidin ; koca yaz turistleri ağırlayan ama şimdi yalnız şehri doyasıya gezin. Daha bir sessizdir,şehrin gerçek sahipleriyle konuşma fırsatınız  olur. Size köprünün eski günlerinden bahsederler . Gençken  köprü üstünde kızlarla oğlanların nasıl  kaçamak bakıştıklarını anlatırlar belki. 

Bir çay söyleyin Mostar köprüsüne bir tanede kendinize
akşamüzeri Mostar

Bu yüzden Mostar ‘a gittim diyenlere ilk sorum hep ne zaman gittin , olur . Sonra kaç gün kaldın , kendin mi gittin diye sorarım.  Mostar ‘ın her mevsim güzel olduğundan hiç kuşkum yoktur. Her yere kendi gitmeye alışkın insan için söylemesi kolay farkındayım fakat Mostar aceleye getirilecek bir yer değildir. Rehberin peşinde grubu kaybetmemeye çalışmak , köfteyi alelacele yemek , alışverişte oyalanmak . Selfi çubuğuyla bir o yana bir bu yana dönüp ,saçını başını düzeltmeye çalışmak  zaman kaybıdır. Sadece gittim gördüm demek için gidilmemesi gerekir.  Söylediklerim biraz  ağır kaçmış olabilir ,farkındayım . Ama dışardan görülen manzara bu maalesef 🙁   O yüzden hep aynı öneriyi yaparım ;  mutlaka Mostar’ da kalın gecesini de yaşayın gündüzünü de … Yapamadınız , şartlar buna elvermedi mi ? Yine de gidip gördüğünüz için şanslısınız , siz dünyanın en güzel köprüsünün yanındaydınız  . 

Ya da siz henüz gitmeyenler kulak arkası etmeyin söylediklerimi lütfen . Yavaş yavaş gezin Mostar ‘ da . Köprünün sizinle konuşmasına izin verin . Sizde onunla konuşun ya da sadece susup dinleyin . Taşlar aynı taşlar değil belki ama ruhu gitmez ki … Duymasını bilirseniz anlatacak çok şeyi vardır. Görünce bana hak vereceksiniz . Hem yazının başında ne dedik ; köprüyü bırakacağız bizse geçeceğiz … 

 

hatırlanmak istemeyen görüntü

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 
                



Mostar ın çiçekleri
köprünün gıcır gıcır iken merdivenleri





Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir