Lviv de kafeler

Genelde yabancı ülkeye gidince evden hazırladıklarımız ya da oranın en uygun marketinden alınanlar hostelde pişirilip yenilir. Yani ben böyle yaparım ama bu kez durum farklıydı çünkü  okuduğumuza göre  bir çok Lviv de  kafeler meşhurdu  .  Gerçekten öyle miydi  ? Asıl  önemli olan ucuz muydu ?

Gezi boyunca kafelerden çıkmayacağımız az buçuk belli olmuştu . Tanıtım kitabı edinemeyen her gezgin gibi çare google tabii ki 🙂 Fakat çok bilmiş google a Lviv yazınca kadınlar , kafe  ve gece hayatı hakkında yazılar çıktı . Eee ne yapalım gayet yeme içme ağırlık bir gezi olcak deyip  yola çıktık . Oraya gidince insanların haklılıklarını onayladık  zira sadece pasta ve  kahveyi bahane etmeye değecek kadar leziz bir şehirle karşılaştık.

Sırasıyla bizim gittiklerimizi bir daha ki sefere gideriz dediklerimizi aşağıda anlattım . Meraklısına sunarım 🙂

1 Atlas cafe – restourant

şu köşe bizim köşemiz

Rynok da belediye binasının arkasındaki köşede bulunan Atlas kafe ye girelim de herkesin önerdiği kadar var mıymış bakalım dedik. ( Dışında ahşap bir at heykelciği var kime sorsanız gösterir  ama hadi bir ipucu olsun dedim . ) . Yerden göğe kadar haklılarmış . Nasıl güzel bir atmosfer , o nasıl şirin personel , o nasıl şahane  kahve sunumu ve nasıl güzel pastalar .  Yüksek tavanlar , ahşap masa ve sandalyeler , tertemiz görüntüleri ile güleryüzlü garsonlar yediğimiz pastalar kadar güzeldi.

kendinizi asil hissetmek için

Her odası kendine özgü karakterde bir dekora sahip … Bir restourant -kafe için fazla iyiydi. Keyifli dakikalar geçirilebilecek bir yer. Biz yemesekte kahvaltı menüsünün ve diğer yemeklerin güzel olduğu çok belliydi.  Biz sadece pasta ve kahve için uğradık . Hatta ilk gün ilk gittiğimiz yer ve son günümüzde son gittiğimiz yer oldu . Not : fiyatlar gayet makul istanbul lu arkadaşların daha iyi anlayacağı bir kıyas yapayım. Nişantaşında en ucuz yerden daha ucuz,  en pahalı mekandan daha kaliteli . Bütün kafeler böyleyse yandık , bütün gezi pasta yiyerek geçecek !

 

 

 

 

 

2 – Lviv coffee Manifacture Mining

çuvallarca kahveee

Diyelim ki Atlas tan çıktınız  meydanda dolanıyorsunuz henüz kahve içmişsiniz ama etraftaki kahve kokusunu duymamak , duyupta kayıtsız mümkün olmayacak  . İşte tam o noktada  kokunun götürdüğü yere gidin , zaten eliniz mahkum . Her ülkenin kahvesi , her türlü çekilmiş hali , o an orda kavrulanı  , paketli satılanı , sunum çeşitliliği  sunuyorlar . Derken içeri girer girmez  sağa sola atılmış kahve çuvallarıyla çok güzel bir dekor sizi karşılayacak . İçeri doğru gidince oturup kahve içebileceğiniz salonlar , bir bahçe , hediyelik eşya satılan bölüm var. Orayı en ilginç yapan yer “kahve madeni” .  Evet evet ben doğru yazdım siz doğru okudunuz   ”maden”  .   Merdivenlerden inince bizi elinde baretler ile karşılayan delikanlıya şaşkın şaşkın bakakaldık . O ise gayet normal bir şey yapar gibi baretleri taktı tepe ışıklarını açtı ve olanca yakışıklılığı ile ”hoşgeldiniz ”dedi.

 

madenci lambası takmadık demeyiz

 

İndikçe indik , sağlı sollu garip duvarlar , alçak tavanlı tünellerden geçtik . Sonunda bir odacığa geldik ta ta taataaammm ! karşımızda bildiğimiz bir kafeterya çıktı . Yerin bilmem kaç kat altında masalar ve  insanlar gayet sakince oturmuş mis kokulu kahvelerini yudumluyorlar . Haydaaa buyrun şimdi burdan yakın ! Tam o anda bir masadakiler nasıl bir kahve siparişi verdiyse elinde pürmüzle alevler içinde bir şov ile kahveyi hazırlardı . Biz şaşkın şaşkın bakarken kimse illa gözümüzün içine bakarak   sipariş verecek misiniz vermeyecek misiniz  demedi. Hal böyle olunca  kahve içme hakkımızı yeryüzüne saklayalım dedik ve oradan çıktık.

kahve de olaaayyy

NOT :Haa bir de şunu eklemeden geçemeyeceğim ; “Lviv Coffee Mining Manufacture” Bizim Kurukahveci Mehmet efendi nin  ” bir versiyonu. Ama  kahveyi koca ülkede kendi tekeline almamış , masalarda ikram ederek kendini geliştirmiş ,  müşterimde bol  dolayısıyla  pahalıda satarım , demeyen şeklidir . Kayıtlara bu şekilde geçsin lütfen ! Lütfen birileri  bizim  Kuru Mehmet efendi ye bir şeyler desin yaw , tek başıma savaşamam koca kahveciyle yanii  :))

 

3 – GASOVA LAMPA

alıntıdır
binbir çeşit lamba

Dedik ya Lviv birbiriden ilginç konsepte sahip kafe var dedik . Yine  alın size bir enteresan yer daha ” Gasova Lampa ” Bu mekan gaz lambasının mucidinin anısına açılmış. Yüzlerce gaz lambası ile her ne kadar restourant gibi görünse de aynı zaman da gaz lambası müzesi . Birkaç kattan oluşan kafe  kapısında eski dönem kıyafetleri ile sizi karşılayan beyefendi içeride nasıl bir gariplik ile karşılaşacağınızı söyler gibi . Her katı meraklı gözlerle gezdik. Hatta birkaç masada oturduk , yer beğenemedik bir türlü sonuçta menüde bizi açmayınca kalktık. Ama kalkamadan önce wc yi kullandık , menü sipariş verecek gibi baktık da baktık . Sağda solda fotoğraf çektik  sonra bir güzel giyinip çıktık . Unutmadan  dünyanın hesabını bırakmışız, üstüne bahşiş vermişiz gibi bizi güleryüzle uğurlayan garson kıza selam olsun.

4 Dim Legend – Legend House

Şimdi efenimmm bir mekan düşünün ki çatısına  sadece dekor olsun diye bir araba çıkarmış olsunlar . Saçma gelebilir ama öyle bir mekan var Lviv de . Binanın dış cephesinde içini tahmin edebiliyorusunuz  mesela  her akşam saat 21.24 olunca  sevimli ejderle bir tren hareketleniyor.

Lviv de kafeler birbirinden değişik demiştim . Bu mekanın adı efsaneler evi demek , şemadan anlaşılacağı üzere her kata ayrı bir tema ayrı bir efsane üzerine dekore edilmiş.

kafeler Lviv – kitapların kokusunda kahve içmek
gezegenlerden gezegen beğenin

Muhteşem bir manzara için  çatıya  çıkılıyor . ‘Para yağmuru noktası’  nda paralar toplanıyor . Peki paralar nerden düşüyor ? gidip göreceksiniz artık 🙂  Hadi söyleyeyim ;  şemadaki 4 numaralı baca temizleyicisi heykeline bozuk para atmaya çalışanların düşürdüklerinden .Şans parası olur belki toplayın 🙂 Çatıda bir de uçan araba var .1979 model halen çalışıyor içine girip fotoğraf çektirilebiliyor başka mahareti yok uçmuyor haliyle …

..

Kütüphane katında Lviv hakkındaki kitaplar, gazeteler var, aynı zamanda kafe . Lviv parke taşları odası diye bir oda var . Aslan odası Lviv’in aslanları, 3000’den fazla aslan varmış Lviv’de .  Lviv saat odasında  Lviv’in bilinen bütün saatleri ve parçaları var .  Lviv’in galaksiler arasındaki konumunu gösteren küre, saat sarkacı  sergileniyor. Tabii ki aynı zamanda oturup hepsinin ortasına kahve içebilirsiniz. POLTVA Nehri odasında gizli pencere dedikleri bir ekrandan  var, buradan  Poltva nehrinin yerin altından akışını izleyebiliyorsunuz. Şans için  oyuncaklarla doldurulmuş bir oda var . Ses koleksiyonu bölümü var . Orda  ise kavanozu kulağınıza dayayınca  Lviv deki insanların seslerini dinleyebiliyorsunuz . Kısaca kahve içilecek kafe mi,  enteresanlıklar diyarı mı bilemediğimiz bir mekandı. Mutlaka görünüz …

5 Lviv handmade Chocolate

dekorun cicişliği

Bu kadar şehirle özdeşleşmiş bir yer bizi  o kadar sade dekorla karşıladı ki  şaşırdık . Küçücük masalar , dantel örtüler , minik vazolarda canlı çiçekler , basit sandalyeler çok cicicydi.  Emin olun koca ülkeyiz o  kalitedeki çikolata üretemiyoruz . Hiçççç öyle abartıyorsun demeyin ancak tadınca anlayabileceğiniz bir lezzet . Asıl takdir edilecek ise bence  sunumdaki bu basitlik ilkeleri . İsteyenleri için  workshop dedikleri kendinizin de çikolata yapımında bulunabileceğiniz etkinlikler var . Aynı zamanda  kafeterya gibi işletiliyor. Hediyelik eşya , el yapımı tazecik çikolata satışı hepsi bu birkaç katlı binada olduğundan oldukça  kalabalıktı. Yer bulup oturamadık , küçücük bir çikolata alıp elimizde yedik .

çikolata elde yapılınca güzelmiş,anladık.

Binanın dışından defalarca geçtik ilerleyen günlerde ama ilk kez görmüşüz gibi hayran hayran baktık . Sizce de insanın aklına Charlie nin çikolata fabrikası gelmiyor mu ? Sanki bir yerlerden Willi Wonka çıkacak :)) Tam çikolatanın yaptığı etki gibi binanın dışıda mutluluk verici , helal olsun demekten başka ne diyebilirim . Bir alkışta binayı dizayn eden arkadaşa gelsin !

 

6 FIXAGE CAFE

Lviv kafeler

 

Lvv kafeler sürpriz dolu

Bu kafenin de konseptini duvarlarında sergilenen 200 den fazla fotoğraf makinesi süslüyor . Bütün makinaların antika  olduğunu söylememe gerek yoktur sanırım  . Şehrin tam meydanında değil fakat bulması çok kolay . İlerde müzeye çevirmeyi düşündükleri bu mekan bizden günün yorgunluğunu almıştı.  Öyle  ki  bir  Türk’e demleme çayı verin size dünyayı yerinden oynatsın , abarttım mı ? O kadar olmasa da bize akşam saatlerinde  nasıl iyi geldiği tahmin edersiniz . Cam kenarına yerleşip gelen geçene bakarız demiştik ama makineleri incelemekten pek yapamadık .

Bu kafede de fiyatlar gayet makul , çok yakınında büyük bir alışveriş merkezi de var . Not olarak alın isterseniz ; bu alışveriş merkezinin alt katındaki süpermarketten bütün yiyeceklerimizi aldık .

7  Lviv kafeler – CUKİERNA CAFE
Lviv kafeler

Yazının en başında demiştim  ya ;  gezginlerin yorumlarını okuyorum diye.  İşte o yorumlarda dünyanın her yerinden Lviv e gelenlerin  tam not vermeleri tesadüf mü dedik , aradık bulduk . Bugüne kadar yediğimiz pastalardan daha ne kadar güzel olabilir diye de düşünüyoruk. Baktık ki masalar dolu yer bulmak zor , nostaljik bir hava var dekor 100 yıllık filan  , oturan insanların çoğu orta yaş üstü .  Ama yıllar yılı değiştirmedikleri tarifler ile yaptıkları pastalar enfesti . Tavsiye ederiz efeemmm !

Yine bizi yanıltan o kafamızın içindeki Nişantaşı cafesi düşüncesi geri  gelmişti. Fakat öyle olmadı ülkelerine  özgü kıyafetleri ile güzel mi güzel genç kızlar bize bir masa ayarladı. Menüyü getirip başımızda dikilmedi .Biz de yan masalar ne yiyor baktık , ettik olmadı kalktık  büfenin camına yapıştık ve beğenimize göre  sipariş verdik. Öyle ahım şahım bir fark göremesekte bayağı iyi puan verdik.  ( Ayy biz bu Lviv de bir Vedat Millor havasıyla geziyoruz ki sormayın )

8 Lviv kafeler – GALİCİAN STRUDEL BAKERY

Önce koku geldi , sonra cam kenarında gözümüzün önünde incecik hamura elma marmelatını dağıtmalarını  izledik. Hadi gelin bir de burda ağzınızı tatlandırın,’der gibilerdi . Ya da bize öyle geliyordu , olanlar olmuştu , bir insan evladının 4 günde yükleyebileceğinin fazlası kadar şeker yüklemesi yapmıştık. Ama hiçbirimiz  tereddüt bile etmeden içeri atmıştık kendimizi . Haklı çıkmıştık o nasıl lezzetti öyle yahu ! Tadı damağımda kaldı tabiri bu lezzet için söylenecek tek şey sanırım , o la laaaa

.

şehirdeki mekanları bence çekici kılan dekorasyonları … Sade , basit , nostaljik objeler , ahşap masa ve sandalyeler, her masada küçük bir vazo ve çiçek oluşu müthiş bir huzur ile albeni sağlıyor. Bu Lviv in tamamında aynı ,  bu kadar mı çiçek sever bu Lviv liler . Hoşşş kim sevemez ki !

9 Lviv kafeler KISS PLACE

Açıkcası mekanın adı Kiss Place mi bilmiyorum ,anlayamadım bir türlü (şu alfabe beni benden aldı resmen ,tez zamanda öğrenmeliyim ).  Fakat kapısının önündeki tabeladan dolayı  bulmak hiç zor olmadı . Ana meydana çok yakın kime sorsanız gösterir , özellikle çiftleri  seçin zira zannediyorum ki  çiftlerin es geçmediği bir nokta  🙂 Burada bize pek iyi davranmadılar hatta Lviv deki tek suratsız  insanları burda gördük . Tabelanın altında öpüşüp fotoğraf çektirmediğimizden mi nedir ??? Şaka bir yana populer bir yer olduğundan boş masa bulamadık ama içeri gözatmaktanda geri kalmadık . Öyle sanıldığı gibi herkes öpüşüp koklaşmıyor haliyle, hemen fesatlık düşünmeyin 🙂 gerçi  öpüşmek neden fesatlık olsun ki değil mi ?

İçerdeki dekorasyona gözatalım hiç değilse deyip şöyle bir gezdik. Yaz günü kapının önünde oturup soğuk birşeyler içmek şahane olur dedik ve müsade istedik . Aman efendim müsade sizin , yine bekleriz dediler ,ne demek  yine geleceğiz emin olun  dedik .

 

10 PIZZA CELENTANO

Şehrin her yanında karşınıza çıkabilir pizzacıdır kendileri ; temiz , ucuz , lezzetli , günü kurtarıcı bir yer . Rynok meydanında tam köşesindekinde yemiştik . Burada bile dekor ilginçti .Şöyle ki ; şehrin müzesinde orjinallerini de  görebileceğiniz , ülke sanatçılarının eski yeni resimleri asılmış. Kendinizi   pizzacıda değil de Louvre’da ya da Hermitage müzesinde  hissediyorsunuz . Eeee daha en yapsın bu adamlar değil mi ama ?   Darısı bizim ülkemizin başına diyelim ne diyelim 🙁

11 Lviv kafeler GLORY CAFE

Bu cafe de Türk işletmecisi ile , konumu ile , menüsü ile bize hitap etti . Ortalıkta fazla Türk amcanın olması dışında gayet iyiydi. Hani canınız çay ister , simit ister , Türkçe konuşmak ister buraya uğrayabilirsiniz . Saatlerce oturmanıza bir şey dememeleri de cabası …

Umarım Lviv e yolu düşeceklere biraz olsun ipucu olacak bir yazı olmuştur. Şimdiden afiyet bal şeker olsun …

 

Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir