Lenin ölse bile !

Gez gez bitmez bir şehirde olunca hem çok şey yapmak istiyorsunuz hem de yetişemiyorsunuz. Gezilecek yerlerden biri de Lenin ölse bile yaşadığı günlerdeki gibi hürmet gören mumyası idi . Metropol bir şehir olan Moskova da herkesi için spordan sahne sanatlarına , resim sanatından tutun tarihe kadar her şey var …Yok ben moda ile ilgiliyim derseniz çok şık alışveriş caddeleri var .Yeme içme konusu ilgimi çekiyor diyenler yaşadı alternatif bol çünkü dünya mutfağının hepsi karşınıza çıkabilir. Sevimli kafeler , fastfood , şık restorantlar bulabilirsiniz .

Moskova da yarın son günümüz deyip  Lenin in mozalesini de gezelim istedik .Sabah sabah  sıraya girmemiz gerektiğini biliyorduk .Saat 12 ye kadar girişlere müseade ediliyor. Mozale pazartesi ve cuma kapalı aklınızda bulunsun.
Orada sistem  şöyle işliyor ;  gidip erkenden sıraya girmelisiniz çünkü  Moskova’ ya gelen turistlerin mutlaka gittikleri yerlerin başında geliyor .Biz gittiğimiz de ise bana mı öyle geldi bilmiyorum ama sadece Ruslar vardı gibi . Başka hiç turist yoktu .Ahh şu merak ! Bizi oraya götüren de o değil mi ?
Mozalenin içi
 Bir görevlinin sizi yönledirmesi ile  gidip üzerinizde çanta , cüzdan , fotograf makinası, cep telefonunı Kızılmeydanın girişindeki tarih müzesi girişinde  bırakıyorsunuz . Halen aklımı kurcalar makinayı al anlarım da dedektörle taramanın  , botlara varıncaya kadar elle kontrol etmenin ne anlamı var ?  Adam  yani Lenin netice de 1924 ten beri orda öylece uzanmış gayet ölü , hayır yani bir daha mı öldürecez  ? Nedir yani bu kadar korkulan yoksa ölüsünden de mi korkuyorlar da saygıda kusur etmemeye çalışıyorlar , bilemedne yapabiliriz ki ?  Neyse denileni yaptık öyle dümdüz yürüdük ;Kremlin nin duvarının dibindeki piramite benzer kırmızı mermer yapıya geldik. Kapının dışında şahane kıyafetleri ile dimdik duran Rus askerlerinin sert bakışları ile durdurulduk. Öyle hop diye girmek yok biz işaret edince gireceksiniz , dediler . Ama bunu sözlü değil bakışlarla söylediklerini bir hayal edin ve biz deki şaşkınlığı anlayın . Sonra bir işareti ile yürüdük kapıdan girer girmez bir başka asker sol solunu kaldırarak o yöne dönmemizi işaret etti .Başka bir asker yine işaret ile karanlık koridordan geçerek odaya girmemizi söyledi. İşte karşımızda cam fanusun içinde uyur gibi duran Lenin !  Muazzam bir işçilik var belli ama bakamıyorsunuz .Şöyle bir dikkatli bakalım dedik o sıra ağzımızdan gayriihtiyari “vay be ! ”  diye fısıldama çıktı oradan bir asker ” şişşşştttt ” diye bir bağırdı .Biz zaten duraklamamışken  hızlıca yürüyerek odadan çıktık. Bu kadar  , bitti , Lenin i bu kadar gördük .Fotograflara bakıpta merağımızı giderebilirdik . Fakat bambaşka bir Rusya vardı o odada , ölüsüne bile bu kadar saygı duymaları ilginç doğrusu …Lenin in mumyası ve siz aranızda sadece 1 metre var ve siz özgür dünyada bile korkarak küçücük odada yürüyorsunuz .

tek kelime ile korkunçtu
Elinin biri bozulmuşta ondan yumruk yapıp kapamışlar .(Bir başka bilgi ise Lenin in simgesi imiş kapalı yumruk )Kızıla yakın saçları sakalları muntazam traşlı , takım elbisesi içinde yatıyor.
 Yıllık bakımı beş yüz bin dolara mal olan mumyanın bakımı  sürdürülürse, beş yüz yıl daha dayanabileceği bildiriliyor.Lenin’in beyni, vücudu mumyalanmadan önce çıkarılmıştı. Oskar Vogt beynini incelemekle görevlendirilmiş.Sonucta ne buldular acaba ?
Neden korkarak diyorum çünkü oradaki askerlerin aklınıza gelebilecek her şeyi yapmaya yetkisi varmış .Mesela sadece şüphelenmesi bile sizin tutuklanmanıza sebep olabilir .Öyle avukatımı arayayım , konsolosluktan yardım isteyeyim filan sökmez ! Bunu okuyunca biz nefesimizi bile tuttuk ki Lenin’nin kendisi ile hiçbir alacak verecek hesabımızda yok hani 🙂 Aslına bakarsanız Lenin in kendisi de  öldüğünde annesinin mezarının olduğu memleketi St.Petersburg a gömülmek istemiş .Anlaşılan o ki 91 de kominizmin yıkılışından bu yana turist çekmek için olsa gerek halen  orada tutuluyor .Dönem dönem birileri çıkıp kaldıralım diyormuş , gömelim diyorlarmış.Sanırım bunu yapmaları artık imkansız .Kimse  izin vermez gibi duruyor .
Bu mumyanın nasıl yapıldığı da  bilim adamlarınca merak uyandırıyormuş .Kimileri gerçek Lenin in vücudu değil balmumundan yapılma , diyormuş. Aman gömmeyinde bize verin diyen bir Amerikalı firma bile çıkmış.Şu Amerikalılarda bir garip . Gerçi  Rusların da onlardan aşağı kalır yanı yok  🙂 Onlarda Michael Jackson ölünce verin Lenin in yanına gömelim ,  demişler. Artık onların yalancısıyım , nasıl bir mantıksa ..

Bana sorarsanız yaşayan ölülerden biri Lenin ; düşünsenize mumya zarar görmesin diye önce  II.dünya savaşında Sibirya da güvenli bir yere taşınmış. Sonradan Moskova ya getirilmiş. Stalin öldüğünde ise onunda Lenin in yanına konulmuş fakat Kruyçef hükümeti kaldırılıp gömülmesini isteyince Lenin yine bir başına kalmış. Gerçi pek yalnız sayılmaz çünkü her gün mumyasının bakımını yapan bir ekip var.Hatta yanında 20 yıl boyunca mumyayı koruyup makyaj yapması için bir kişi çalışmış .Allık filan sürermiş o derece önemseniyormuş .Halen de bakımı muntazam yapıldığı gibi 18 ay da bir kimyasal karışımla genel kontrol için bilim adamları tarafından kaldırılıyormuş .Açıkçası yaşasa ancak bu kadar ilgi görürdü  diye düşünmeden edemiyorum .
İşte <lenin bu mozalenin içinde
Dediklerine uyup hiç ses çıkarmadan  , (  ellerinizi bile cebinize sokmanıza izin verilmiyor  ) Lenin nin  etrafında şöyle bir dolanıp çıktık . Mumyayı yapan ve ilgilenen  o bilim insanlarına sonsuz saygımızı ilettiğimiz  kayıtlara geçsin lütfen !

 …

 Çıkışta arka tarafta sıralanmış mezarlar gördük bunlar da Stalin , Brejnev ve canım  Yuri Gagarin in mezarlarıymış. Bir dakika bile sürmeyen Lenin mumyasını ziyaretin  en güzel tarafı çıkınca ihtişamlı Kızılmeydan da kendinizi özgürce yürürken bulmanızdır. Hey gidi Lenin kalk kalk da bak bakalım dünya nasıl değişti  demek isteyen milyonlarca ziyaretçiden birkaç tanesiyiz sadece 🙂 Hayat dışarıda çok hızlı , çok keyifli , çok eğlenceli.Burası Moskova tezatların şehri yakalamak lazım her birini deyip biz gezmemize devam ettik.
 
 

Günün özeti : Lenin e saygı duruşu yapıldı  , lüks semtlere sızıldı , görmedik  metro bırakılmadı

Günün sözü : Hayattaki tek gerçek ölüm

Sayılarla gün :14 km – 18890 adım yüründü


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir