Köprüyü bırakacağız , bizse geçeceğiz; Mostar

11.06.2012 MOSTAR 

       Bosna ;  yıllarca uzaktaki padişah adına yönetildi . Fatih in öğüdü “Zayıfın güçlü karşısında hakları , güçlünün zayıfa karşı görevleri vardır . ” Kural buydu ve Müslümanlar kurala sonuna kadar sadık kaldılar . Bosna ya gelmeden ; Bosna nın yaşadığı tahriki , inkarı , soykırımı bilmeden bu sadakatin değerini anlamak çok zor. Aliya İzzetbegoviç in dediği gibi ” Öteki dine , öteki ulusa , öteki siyasi duruşa saygı önemlidir.” Ancak başkasını korursak kendimizi koruruz . 

         Neretvanın yarattığı doğal uçuruma , şimdi çok daha derin bir uçurum eşlik ediyor.Kimi zaman türkuvaz kimi zaman zümrüt rengi sularıyla dağları yara yara akan Neretva nehrini izleyerek dünyanın en şirin kentlerinden biri Mostar a ulaşırsınız .Şimdilerde , Boşnaklar Mostar ın  doğu kısmında yaşıyor, kentin Sırp sakinleri ise savaş sırasında terk etmiş burayı. 

Mostar da Osmanlı devrine ait pek çok yapı var. Camilerin en büyüğü ve güzeli , savaş sırasında ağır yaralar alan 1557 yılına kayıtlı Karagözbey camii .Mostar ın çarşısı bugün restore edilmiş haliyle ve çarpıcı taş evleri ile bozulmamış akdeniz kasabalarını hatırlatıyor.

Çok fazla turist çektiği için köprünün iki yakasına cafe, lokanta , hediyelik eşya dükkanları yerleşmiş. 

 …

 Mostar a ilk kez gelen ziyaretçi , bu dar sokaklarda istese de oyalanamaz .Belirsiz bir güç onu , Neretva nın oyduğu derin kanyonun en dar yerinde yükselen köprüye sürükler .Kanuni tarafından  ;  Mimar Sinan ın talebesi Hayrettin e yaptırılmıştır.Ve Evliya çelebinin hissettiği gibi suyun üstünde gökteki aya benzer bir köprüdür.Kimine göre taş kesilmiş hilal , kendi kitabesine göre de kudret kemeri …

Dar sokaklardan yürüyüp bir anda karşınıza çıkıveren bu köprü sanki çok tanıdık biriyle karşılaşmışsınız hissi verir . Suyun sesi , rengi nasılda yakışır  …  

 

1993 yılında Hırvatlar tarafından Mostar köprüsü hedef alındığında aslında köprüyle beraber sembolik değer ve anlamı da sileceklerini düşündüler .Ama dünyanın kanı o kadar çok ölümün ardında köprünün yıkılış görüntüleri ile bir kez daha donmuştu.Mostar köprüsünün hedef alınması   insanların ölümü kadar dünyayı sarsmıştır .


Yeniden yapılışı


 Neyse ki savaş durdu ve köprü yeniden inşa edilmesi için proje yarışması başlatıldı .Kapalı zarf usulünden Türk ekibin projesi seçildi. Tesadüfün böylesi fakat bir kaç uluslu ekip iyi iş çıkartarak bugün bizlere köprüyü geri verdi. Mimarlık şaheseri dedikleri eski köprünün nehre dokülen orginal taşları çıkarıldı. Taşları  birbirlerine bağlama teknikleri Anadolu da ki diğer örneklerinden yardım alındı  vs vs … Ve artık her yandan gelen turistler mutlu çünkü kimse geçmişini kaybetmek istemiyor .Bazı eserler vardır ki insanlığa aittir ve ellerinden alınması kimsenin hoşuna gitmez ve gitmedi de …

Mostar a  gelenler üstünden geçip eski Osmanlı kültürünün halen yaşatıldığı hediyelik eşya dükkanlarında dolaşmak , yorulunca oturup birer Bosna kahvesi içmek istiyorlar .Hatta nehir kenarına inip buz gibi suda ayaklarını dinlendirirken köprüden atlayan gençleri cesaretlerini alkışlamak istiyorlar .Akşam olduğunda  da ışıl ışıl görüntüsünü fotograflamak ,  belki güzel müzik eşliğinde derin sohpetlere dalmak , dans etmek istiyorlar milliyetini ,dilini sormadan yan masadakine … Kısaca tüm insanlar barış istiyorlar .

Eminim  köprünün ilk yapıldığında üstünden geçen Sultan Süleyman da , 1910 da ziyareti olay olan çar Joseph Habsburg ta, 2004 de yeniden doğuş gününde üstünden geçen devlet temsilcileri de, biz turistler de aynı şeyi hissettik ve hissedeceğiz  “hayranlık ” . 

Mostar daki günümüz

 

 

 

 

 

 

 

 O sıcak yaz gününde biz de bütün turistler gibi birkaç kez köprüden geçtik durduk .Tam karşısında güzel bir lokantada cebabci , ayran menüsünü iştahla mideye indirdik .Ne kadar şanslı olduğumuzu konuştuk .O  daracık sokakta sıralanmış küçük dükkanlara girdik çıktık.Koprünün bir başındaki savaş görüntülerini ve fotograflarını izledik , ağladık .Hiç ihtiyacımız olmayan ufak tefek şeyler satın aldık sırf insanlara biraz olsun yardımımız olsun diye …

 Karagözbey Camii ne gittik. ( Hele oradan nasıl güzel görünür Mostar köprüsü bilseniz !)  İstenildiği takdirde belli bir ücret karşılığı minareye çıkılmasına izin veriliyor.Sıcak yaz gününde bu çok zor olduğundan biz denemedik. O gün arada sadece eski bir dost ile karşılaşmanın sıcaklığını yaşadığımız koca bir gün geçirdik . Not : 2015 kışında gittiğimde minareye çıktım . 
                İnsanların yüzünde hüzün görmek bile yeterince kötüyken düşünün ki ; onlar savaşı birebir yaşadılar . Aç kaldılar , evsiz kaldılar , yaz geçti , kış geçti yıllar geçti ve savaş bitmek bilmedi .Bir de üstüne canım köprüleri yıkıldı .Bütün bu travmatik olaylar kolay atlatılır cinsten değil …Binalardaki koca delikler kapatılması kadar kolay olmuyor haliyle.Ama onlar başarmış yada öyle görünüyorlar .    

Bu duygular eşliğinde gezilir Mostar biraz hüzün biraz sevinç kaplar insanı ordayken farketmezsiniz ama döner dönmez özlersiniz .Ya da kendi adıma ben  herdaim özlüyorum orada olmayı …Farklı zamanlarda 3 kez gittim sanki imkanım olsa 20 kere giderim gibime geliyor .Garip bir huzur hediye edecek size o küçük şehir hep içinizde taşıyacaksınız .  Hem  İnsanlar zamanda yaşayıp kalmazlar , zamanda kalan iyiliktir denmez mi . Tam şairin söylediği gibi: Köprüyü bırakacağız , biz ise geçeceğiz ! 

 

                    Ne olur gidin görün , eminim bana hak vereceksiniz . 

  
               





Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir