Gorki nin evinde

Bugünün planında Gorki  nin evinde bir gün geçirmek sonrasında buzkıran gemisi ile nehir gezisi var .Fakat öncelikli istikamet Bolşoy tiyatrosu ve artık yolu da bildiğimize göre sıkıntı yok. 40 dk bekledikten sonra dev kapı açıldı fakat içeri sadece 15 kişi aldılar ve küt suratımıza kapattılar .Ha demek 15 kişiyi sonra alacaklar dedik .Fakat öyle değilmiş günde meğer sadece 15 kişi ziyarete alınıyormuş .  Nasıl yani , bu nedir yahu , böyle şey mi olur nidaları boşaymış , boşa  …”Turistiz biz taa Türkiye den geldik” filan demediğimizi mi sanıyorsunuzdur  , dedik elbet ama oralarda “bi durun bakalım ortalık sakinleşsin yaparız bi güzellik ” olmuyor haliyle . Soğukta , ayakta 40 dk. bekledik sonuç hüsran  ikinci gelişimiz üstelik . Aklınızda olsun sadece binayı gezmek için bile Bolşoy a girmek zahmetli bir iş çok erken gidiğ sıraya girmelisiniz . Hal böyle iken önceden planladığımız gibi   Teatralnaya meydanından yönümüzü bu kez  yazar Gorki nin evine çevirdik.

Karlar içinde bile güzeldi
….

Sonunda Gorki ‘lere de geldik .Amerikan filmilerinde  nasıl derler  ” Wowww ! ”  tam da öyle denilecek bir bina doğrusu ! Stalin in Gorki ye hediyesiymiş bu ev .Devrim in ardından Rusya yı terkeden banker bir aileye aitmiş aslında . Evin dışı görkemli , büyük de bir bahçesi var .
Girişte şirin gülümsemesiyle bir beyfendi ne verirseniz gibi birşeyler söyledi diye tahmin  edip orada duran bağış kutusu gibi bir şeye 4 kişi için 100 ruble attık.Yine bize kocaman ayakkabılar verdiler .Rehber burada da Rusça anlatıyor , bilgilendirici yazılar Rusça dolayısıyla biz öylesine bakıyoruz .Evin içerisi çok güzel , hatta döneminde  Moskova için modern bir mimari örneği denilebilir.

fotoğraftan pek anlaşılmasa da merdiven muhteşemmmmm

İçerideki zarif duvarlar ,vitraylar , mobilyalar özellikle de denizanası figürü oluşturan bir avize ile başlayan  Estonya kireçtaşından yapılma perdahlı merdiven çok ilginçti. Herşey denizaltı dünyasını anımsatıyordu .Müthiş bir hayalgücü varmış yapan kişide doğrusu .

koltuk deyip geçmeyin

 

Gorki bu eve geldikten sonra pek yazmamış fakat ünü sayesinde propaganda aracı olarak kullanılmış .Zaten evin her yerindeki fotograflarda bunu gösteriyor. Yazarın paltosu ,şapkası ,bastonu , mektupları , kitaplarının ilk baskıları burada görülebiliyor.  ilginç bir kişilik Maksim Gorki . Bu arada gorki acı anlamına gelen bir kelime ve bu onun aslında takma adıymış. Öksüz yetim büyümüş , okula sadece bir kaç ay gidebilmiş.Ama büyük bir Rusya turuna çıkmış farklı hayatlar büyükannesinin anlattığı masallar , yaşadıkları derken birikimine devrim dönemindeki cesareti eklenince bizim Ana , Çocukluğum gibi kitapları ile tanıdığımız meşhur Gorki oluvermiş. Adı caddelere , meydanlara ,parklara hatta bir uçağa bile verilen Gorki nin evine Anton Çehov  , Stalin ve diğer parti üyeleri sürekli evinde buluşurlarmış .Fakat nedense daha sonraları rejim ile ilgili yazdığı birtakım şeyler rahatsızlık vermiş olsa gerek oğlunun ölümünün ardından şüpheli bir şekilde 1936 da  ölmüş. Öldürme talimatını Stalin in verdiği söylentileri almış başını yürümüş. Oysa ki Kremlin e gömülen Gorki nin cenazesini taşıyanlardan biri de Stalin in ta kendisiymiş.

Gorki nin adı gibi acı sonu

Valla ben bu Rusları anlayamadım gitti. Daha bir üst salonda şurada Stalin le kahve içmişler , Köşe koltuğa yayılmışlar müzik dinlemişler diye bir sürü resim saçmışlar sağa sola  şimdi de vikiepedia dan  adam cinayete kurban gitti diye okuyorum .Hem de evi hediye eden, canım ciğerim dediği Stalin . Tolstoy  un nasıl öldüğü muamma  , Puşkin  ..k yoluna gitmiş resmen , bir de Gorki  nin ölümü çıktı .Ruslar da demek bu entrika olayları normal . Neyse ki evde biz keyifli dakikalar geçiriyoruz ama kafamızda hep sırayla yapacaklarımız var mesela  bir an önce buzkıran gemisine gitmeliyiz.

Buzkıran teknesinde

Tekne hem Gorki parktan hareket ediyor hem de Radisson blue otelinin önünden. Broşürde fiyat da var , sabah Alex e de sorduk sitesine baktı 450 ruble dedi. Biz de internette  Türk blog yazarlarından bir arkadaşımızdan okuduğumuz üzere ( neymiş otelin önündekine binmenizi tavsiye ederim demiş  ) Gittik otelin önüne hem de çok çok çok yürüyerek ve satıştaki adam dedi ki  “900 ruble” ama broşür de 450 yazıyor ” cevap “sadece Gorki parktan kalkanlar için geçerli ” ee peki sizinkinin ne farkı var dedik  ” aynı tekne, hiçbir farkı yok ” demez mi oynatmaya az kaldı ama sakin olmalıyız diyerek Gorki parktakine yöneldik. Unutmamamız gereken burası Rusya !Sakin olmalıyız

alıntıdır

Sonunda tekneye ulaştık .tam 16:00 da oraya vardık .Harika donatılmış bir tekne . Cam tavanlar , şahane masalar , güzel bir müzik ,mumlar yakılmış , içerisi  sıcacık .. Nerdeyse her masaya bir garson düşüyor ama sanırsın 100 kişiye hizmet ediyorlar o nasıl suratsızlık tır .Neden o kadar somurtur insan .. Tutup silkeleyesin gelir ” senin burun kıvırdığın bu işi kaç Moskovalı muhtaç biliyomusun sen ! ” diyerek .Ama çok yorgunuz buz tutmuş nehirde ilk kez teknedeyiz tadını çıkaralım . Masalarda kadeh olmasından pahalı olacağını kestirdik ama açız ve biraz da keyif yapmayı hakettik .Yemeklerimiz söyledik , arkasından çayımızı içtik. Havanın kararmaya başlamasıyla harika bir manzara oluştu , heryer  ışıl ışıldı. .Teknenin altından kütür kütür buzların kırılma sesi geliyordu . Yedik , içtik 2.5. saati bitirdik. Yine Gorki parka geldik .

 

Buzkırandan Kremlin

Gorki parktan çıkar çıkmaz Kurskaya metro istasyonuna yöneldik .Aynı isimdeki tren istasyonundan Vlademir e biletimizi almak ordan Suzdal a gitmek niyetindeyiz .Akşam kalabalığı var , karanlık var , soğuk hava var ama neyse ki istasyonu bulduk deyip sevinmişken kime sorsak bileti alacağımız gişeyi farklı yönde gösteriyor. Alt kat diyen , üst kata çıkmalısınız diyen ,sağa dönün sola dönün iyice başımız döndü . Temizlik hizmetlisi bir adamcağız eliyle tarif etti de sonunda bulduk . .Biletimizi aldık , nerden bineceğimizi de öğrendik ve bu iş 1 saat sürdü resmen …Acaba soğuk hava beyin hücrelerimizin çalışmasını engelliyor , herkes normal sadece biz miyiz anormal diye düşünmeye başladık artık .

her istasyon şaşırtır mı insanı

Dışarıdaki modern alışveriş merkezine girelim de ısınalım . İyi ki de girmişiz Moskova nın her yerinde rastlayabileceğiniz kebabhouse lardan bulduk ve özbek pilavı , mantı gibi birşey , yemekler , köfteler cennete düştük resmen  :))

 

 

 

 

13.12.2013

Günün sözü  :  sadece 15 kişi mi ? nasıl yaniiii ????
Günün özeti :   Bolşoya tosladık , Neyse ki buzları kırdık , tren istasyonun her m2 sine bastık , ilk kez Türkçe konuşana rastladık …
Sayılarla gün : 17.1 km  – 22.181 adım yüründü

Yazımı arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir